Cumartesi, Aralık 27

Tribün Fanzinleri

FANatic ve magaZİNE kelimerinin kısaltımıyla oluşturulan,finansal kaynaklardan ve hiyerarşik yapılardan uzak alternatif basılı materyaldir diye bir girizgah yapmış wikipedia,Fanzinler;Tribün kültürünün tavana vurduğu,durumu iyi veya kötü olsada sınıf ayrımı olmadan her taraftar kitlesinin çıkarabileceği,bazen ücretsiz bazense cüzzi rakamlara bulacebileceğiniz kısacası kar amacı gütmeyen okuma ve tribün kültürü arttırma şeysileridir.Maç öncesi dergilerinden ayırmak gerekir,içerikleri farklı.Fanzinlerin çıkış süreleride fanzinden fanzine değişmektedir.Yılda birden ayda bire kadar bir çok süre zarfı var,genelde belirli bir çıkış tarihi olmaz.Bu da kar amaçlı basılı materyaller ve endüstriyel futbola karşı çok güzel bir cevap niteliğinde.Ülkemizde fanzin işi yeni yeni gelişmeye başlamakla birlikte iyi işler çıkaranlarda bulunmakta.1907 Gençlik,Ver Lefter'e,Cefakar Maraton,İnadına Texas,07 Gençlik,Anavarza şu an hatırladıklarım.Sınırlarımız dışında ise daha yayılmış bir durumda olduğunu söylememe gerek yok sanırım.







Ülkemizden,


Kalbinde Fenerbahçeyi Yaşatanlar

İlk Olarak;
Boyamak,Sürekli Boyamak, Deplase, Tribünde,Otobüste,Pankartlara Sarılı Geceler,Cefa,Kanarya kelimeleri ilk akla gelince Cefakar Kanaryaları anımsayasım geliyor ve anımsıyorum.10.yıllarını kutluyorlar bizde buradan nice 10lara diyelim.10.yıl özel sitesi de açmışlar,
Grup CK 10.Yıl


Sonrasında ise,
Uzun süredir beklenen,yada sadece benim beklediğim,niye bu dev oluşumun internet sitesi yok diye hayıflandığım KillForYou'nun sitesi de yılbaşıyla birlikte hizmete giriyor,hayırlı olsun dileyelim,bunun hatrına atkı satışa çıkarsalar...
Kill For You 1996

lacivertlere dokunursanız açılır

Cuma, Aralık 26

En Büyüğü:Mehmet Şükrü Saracoğlu

Başbakanlığı sırasında Türkiye'yi kalkındırmak için elinden geleni yapan;Esnafından,ekonomistine Türkiye'de paranın döndüğü her yerde insanları rahatlatan anlaşmaları,her yerde Türklüğü savunuşu,önem taşıyan düzenlemeleri,çalışkanlığı,azmi ve bunların yanında Fenerbahçeliliği;Tabii ki en büyük başkan Şükrü Saracoğlundan bahsediyorum.16 yıl aralıksız(1934-50) Fenerbahçe'nin çıkarları için elinden geleni yapan, Fenerbahçe'nin en uzun soluklu başkanı.Ve tabii ki stadımızın her anılışında adının geçmesi.Stad isminin Şükrü Saracoğlu olması tabii ki sadece bu sebeplerden dolayı değil.Silahtar ağa sahası,Union Club,Papazın Çayırı'ndan sonra 1929'da üstün çaba ve gayretlerden sonra bu stad Fenerbahçe'nin oldu.Arada yaşanan bir çok olay ve stad elden gitti derken Şükrü Saracoğlu'nun araya girme olayları,her seferinde sabırla Fenerbahçe'yi savunması en başlıca gurur verici sebepler.1934'te başkanlığa başladığı sıralarda ilk demeci : "Fenerbahçe gibi memleketin medarı iftiharı, övündüğümüz bir kulübü korumayı en büyük şeref sayarım."olmuştur. Fenerbahçe'nin açık bir şekilde gol olan pozisyonunda golü iptal eden hakemin lisansını iptal ettirmesi,kulüp dara düşünce yardımı esirgemeyen şekerci Hacı Bekirle(Hacı Bekirle ilgili bir yazı yazmayı düşünüyorum) olan ilişkileri,babacanlığı ve daha nicesi onun adını efsane yapıyor.22 Temmuz 1998'de Saracoğluna olan minnet borcu,stada ismi verilerek biraz olsun ödenmiştir.
Yarın kalbimizde sonsuz yolculuğa çıktığı günün 55.yıl dönümü olacak,Cennet'ten olsun köşen,ruhun nur içinde olsun...

Anket Sonucu

Unutmadan şu anket sonucunuda verelim.Açık ara farkla Boca tercihini kulandı oy verenler ve yanılmadılar.Teşekkür ederiz oylar için...

Tek Eğlence Tek Kurtuluş

Perşembe, Aralık 25

Rakiplere Giydirmeler


Bu sezon çıktığı kadar Anti River malzemesi çıkmamıştır heralde,bu en iyisi...

Ses çıkmıyor karşı taraf gibilerinden bir dokundurma

Kutlamalardan

Şampiyonlukla Gelen Gözyaşı (0-1)


o dil çıkar,

hesabıda sorulur...

Vizeler ödevler derken nihayet fırsat bulabildik yazmaya,Boca'nın şampiyonluğunu maçtan hemen sonra o an yaşadığım duygularla birlikte kısaca dile getirmiştim.Bu maçın ufak bir hikayesini anlatalım.Ankara'da kar başlamıştı akşam üstü,aklıma gelip duran Boca maçı vardı.NTVSpor naklen yayınlıyordu saat 00:30'da,okula da gitmemek için bir çok bahanem vardı,önümüzdeki önemli vizeye çalışacaktık bir gün sonra,gerçi bunu yazmanın bir anlamı pek yok,erken saatte okulda olsa gönlüm el vermezdi bu maçı kaçırmaya.Uzatmadan;Saatleri 00:30 yaptık hatta maç biraz da geç başlamıştı.Uykuluydum ne yalan söyleyeyim.Normalde Boca maçlarında taraftara eşlik ederim(istem dışı,farkında olmadan),bu sefer üstüme bir uyuzluk çökmüş ve maçta da önemli bir pozisyon olmuyordu,ilk yarının sonuna doğru kendime gelir gibi oldum ve maçın ikinci yarısını beklemeye başladık.İkinci yarı daha farklıydı tabii ki takımlar,özellikle Tigre bastırmaya başladı.Ama ilk dakikadan beri zor gol atacakları kanaatindeydim,öyle bir oyunları yoktu.Sayısız fırsatları kaçıran Boca'ydı.Gol yediği dakikaya kadar cömertçe harcadı pozisyonları,tek farklı mağlubiyet bile işe yarayınca Boca rehavet içindeydi taraftarlarda kendi hallerindeydiler.Ne olduysa 67'de oldu.21'lik kaleci Javier Garcia topa saçma bir çıkış yaparak Lazzaro'ya fırsat vermişti (Lazzaro'da attığı golü dil çıkartarak kutladı,maçın sonunda bir yerlere kaçmış olabilir o ayrı).Garcia,şampiyonluğu riske attığını anlayınca ağlamaya başladı.Ülkede müthiş bir baskı var çünkü.Bu kaleci geri kalan dakikaları kalede geçirirse çok kötü şeyler olacaktı,Ischia bunu gördü ve başka bir genç kaleci olan Ayala'yı aldı kaleye.Sağolsun gol yemedi.Taraftarlar taraftar olduklarını o 20 dakikada gösterdi.O 20 dakikanın nasıl geçtiğini ne siz sorun ne ben anlatayım,kalbim çıkacaktı yerinden.Gol yesek moral bozukluğunu siz düşünün.Hele ki son anlarda vardı bir pozisyon dedim bitti.Neyse ki korkulan olmadı ve maç böyle sona erdi.Bocalılar birbirlerine sarılır,taraftarlar müthiş tınılarla şarkı-tezahürat karışımlarını söylerken gözlerimden yaşlar boşaldı.Fenerbahçe'nin Sevilla zaferinden sonraki gözyaşlarıyla kıyaslayamam ama sevindik be kardeşim.Hayırlı olsun şampiyonluk.BOCA Mi Vida!!

Stat
Estadio Presidente Juan Domingo Perón
Hakem
Sergio Pezzotta
Boca
Javier García (70’ Josué Ayala), Hugo Ibarra, Julio César Cáceres, Facundo Roncaglia , Claudio Morel Rodríguez, Cristian Chávez, Sebastián Battaglia , Jesús Datolo (46’ Alvaro R. González), Leandro Gracián, Luciano Figueroa (56’ Rodrigo S. Palacio), Lucas Viatri
Yedekler: Ezequiel Muñoz, Ezequiel Benavidez, Osvaldo N. Gaitán, Ricardo Noir
TD Carlos Ischia

Tigre
Luis Ardente, Pablo Jerez, Norberto Paparatto, Juan Carlos Blengio, Rodolfo Arruabarrena (88’ D. Villegas), Sebastián Rosano (63’ Leonel V. Altobelli), Jonathan Blanco, Matías Giménez (73’ Sebastián Rusculleda), Martín Morel, Leandro Lázzaro, Carlos Luna
Yedekler: Lucas Abud, José San Róman, Pablo E. Fontanello, Damián Leyes, Mauro
TD: Diego Cagna

Sarı Kart:
33’ Roncaglia, 34’ Morel, 88’ Altobelli, 90+3 Palacio, 90+4 Ayala
Kırmızı Kart:
90 +3 Palacio
Gol:
68’ Leandro Lázzaro

Çarşamba, Aralık 24

Şampiyon Bocaa Juniors,karlı bir ankara gecesinde giallo gözyaşlarına neden hakim olamıyor,sakatlıklar,kötü şans derken pomplio senin için 23.Şampiyonluk,zor maçtı be...

Salı, Aralık 23

Şampiyonluk Aşkına

Bu gece saat 00.30'da Boca Juniors şampiyonluk maçına çıkacak.Tek farklı mağlubiyet dahil,beraberlik ve galibiyetin Boca'yı şampiyon yapacağı maçta aksilik olmaması en büyük isteğimiz.Şampiyonluk aşkına SALDIR BOCA!!!

00:30 Tigre - BOCA (Canlı) NTVSpor

Emreciksin & Vargas

İlk olarak çoktandır konuşulan Gökhan Emreciksin'den bahsedelim.Soyadı ilginç oyuncular dikkatimi çekmiştir.Emreciksin'de öyle biri,konu tabii ki soyad değil.Esas oyunu önemli ,ortada bir söz var orta sahanın hem ofansif hem defansif yönünü iyi gerçekleştiriyor diye.Bu sözü bir kenara atıp,Gökhan'ı izlesek iyi oyuncu vesselam. Son Denizli-Ankaragücü maçında bir de golü var.Bu transfer dedikoduları çıkmadan önce Emreciksin ve Sercan aklımdaki isimlerdi.Nokta transferler olur düşüncesindeyim bu iki transferde gerçekleşirse.İlk 11 şansı bulamayacaklar desek bile maça sonradan girip maçı döndürebilecek isim yok.Bu sene sadece lig ve kupa kaldığı için bu kadro belki idare ederdi ama kimse kapmadan kapamak lazım bu ikiliyi.Gökhan'dan devam edelim Fenerbahçe'ye taze kan olur düşüncesindeyim.Mücadeleci bir ruhu var.İlk gözüme çarpan özellikleri arasında.Futbola Galatasaray seçmeleriyle başladığını belirtelim beğenilmemiş olacak ki devamı gelmemiş.İstanbul Sinopspor,Bandırmaspor,Boluspor,Ankaragücü derken bir aksilik olmazsa şimdide Fenerbahçe forması giyecek.Sokaktan sahaya futbol hikayesinin baş mimarıda okul müdürü olmuş.Kendisinin çalışkan bir yapıya sahip olduğu da gelen bilgiler arasında.Hayırlı olması dileğiyle.
Şimdide Vargas diyelim.Boca Juniors'lu Fabián Andrés Vargas Rivera.Boca'lı olması yetmez mi? Önlibero mevkiine iyi bir takviye olur.İlk olarak America Cali takımında 153 maçta oynayıp 5 gol kaydeden,Boca'da 2003-06 arasında 44 maç oynayıp 1 gol atan,bir sonraki sezon İnternacional'da dikişi tutturamayan ve tekrar Boca'ya dönüp bu sezon 31 maçta 2 gol atan Vargas'ın ismi şu günlerde Fenerbahçe ile anılıyor.Boca'lının menajeri'nin 5 Ocak'ta İstanbula geleceği söyleniyor.Maldonado'ya güle güle,Kolombiyalı Vargas'a merhaba demenin vakti geldi düşüncesindeyim.Boca'dan sonra yabancılıkta çekmez heralde.Gelen haberlerin doğru olması en büyük temennim.

İkinci Takviye

Real Madrid'in ikinci transferi Lassana Diarra oldu.Mamadou Diarra'nın uzun süreli sakatlığı üstüne,Porstmouth'un ön liberosu Lassana'ya imza attırıldı.Bu Real Madrid'in,sakatlıklardan dolayı yaptığı ikinci transfer.Lassana Le Havre ile başlayıp,Chelsea,Arsenal gezip son olarak Porstmouth'ta oynamaktaydı.Huntelaar'a söylediklerim Lassana içinde geçerli,umarım başarılı olur.

Kulüpler Dünya Kupası Manchester United'ın


Bu yıl 5.si düzenlenen Kulüplerarası Dünya Kupası'nın sahibi geçen sene ki gibi Avrupa'dan oldu.Geçen seneki Milan-Boca finalinden sonra bu final pek kesmemiş olacak ki bildiğim kadarıyla herhangi bir kanal(Türkiye) tarafından gösterilmedi.Manchester kimi maçta zorlansada,kupaya turnuvanın oyuncusu seçilen Rooney ile uzandı.

2000 - Corinthians
2005 - Sao Paulo
2006 - Internacional
2007 - Milan
2008 - Manchester United