Cumartesi, Ekim 11

Çubuklu'nun Hakkını Vermeye..

Kuşandık Sarı-Laciyi
Gidiyoruz Atatürk Spor Salonuna
Buğulu Seslerle Eve Döneceğiz
Biz Fenerin Neferleriyiz!
per giallo

Cuma, Ekim 10

Tarihin Terli Tanıkları Ankara'da


Sabırsızlıkla bekliyordum bu serginin Ankara'ya gelmesini,İstanbul'a açıldığı zaman gelsede görsek diyordum.Ayın 8inde Ankara'da açılışı yapıldı Milli Gurur Milli Forma sergisi'nin görme kısmeti bugüneymiş.İçeri girişlerin ücretsiz olduğunu belirtelim.İçeri girdiğiniz andan itibaren cengaver(!) Türk spikerlerimizin çılgınca bağırma sesleri kulağınıza çarpmakta.Nihat vuruyor,goooğaaall;Tuncay vur ona vurdu ve goooğaal(yandan Ömer Üründül'ün ne dediği anlaşılmayan homurdanmaları falan filan) Görüleceği üzere formalar tarih sırasıyla konulmuş(1923'ten günümüze) aralarda bulunan ekranlardanda maç görüntüleri veriliyor.Tarihin tozlu yaprakları olarak nitelendirebileceğimiz gazete küpürleride oldukça hoş (kopya olduklarını belirtmekte yarar var) Ancak sağ taraf boyunca cepler göreceksiniz,ilginizi çekecek yerlerden biriside oralar.Eski maç biletleri,milli takımımızın organizasyonlara katılım(ve/veya başarı) belge ve objeleri,dergiler,organizasyonlarda kullanılan toplar,pullar v.b orada bulabileceğiniz şeylerden.Gittiğim maçların biletlerini saklıyorum bu yüzden bilet kısmı kafamı benim biletlere götürdü.Bu ekranlarda verilen maçların bulunduğu zaman dilimiyle ilgili bilgiler de verilmekte ekranın alt kısmında,pekte hatırlamak istemediğimiz İngiltere maçları ile ilgili açıklama da var orada.İngiltere ile ayın 14'üne denk gelen maç oynanmaz yazmışlar altına da.Tabi hep kötü anılar yok,hatırladığımızda tebessüm ettiğimiz büyük zaferlerimizde göğsümüzü kabartmakta.Gidiş-geliş olarak nitelendirirsek 2 sıradan oluşan bir sergi,gönül isterdi ki daha kapsamlı daha orjinal bir sergi olsaydı da paramızı verseydik,neyse para diyince sinek avlama olayı olacağından buna da razı olduk.En beğendiğin forma hangisi derseniz;arasında 2-3 tane güzel olmayan var,geri kalanların hepsi güzel.Ancak;12 numaralı nostaljik formaya bittim diyebilirim.Serginin sonunda Hasan Doğan ve Milli takıma yazmak istediğiniz şeyler cinsinden bi (dikkat etmedim) kara kaplı,bi de elektronik bir hatıra defteri konulmuş.En son çıkarkende adınız,soyadınız,mail adresinizi vermek suretiyle yukarıda görmüş olduğunuz CD'yi alabiliyorsunuz,arşivimize ekledik.Çektiğim resimleri seçmece koydum buraya,hepsini benden beklemeyin,gitmenizi tavsiye ederim,iyi seyirler.





Boca Es Mi Vida (Özde)

Boca es mi vida es la alegria,Boca benim hayatım ve sevincim gibi bir anlama geliyor bildiğiniz üzere.Stadın yanında yatıp kalkan,sizin deyiminizle ayyaş,benim deyimimle hayatını Boca'ya adamış alkışlanası bir taraftara ithaf ediyorum bu gönderiyi.

Perşembe, Ekim 9

Laporta ve Codina

''Si el Real Madrid y el Barça no lucha en el terreno de juego durante el período de transferencia, entonces lo que luchar entre sí por la prensa''

Türkçesi meali,Real Madrid ile Barcelona'nın sahada olmazsa transfer döneminde,bu dönem geçtiyse basında demeçlerle kapışacakları anlamına gelmekte.Biz uslu uslu dururken Laporta yavşaklık yapmış.Üstünden zaman geçti yarası pek geçmemiş gibi gözüküyor.Geçen sezon Barcelona'nın şampiyon olmadığını bu yüzden Real Madrid'in şampiyonluk ipini göğüslediğini söylemiş.Yani siz yenmediniz biz yenildik sözünün bir başka versiyonu bu.Cevapta gecikmemiş.Jordi Codina:''Biz şampiyonlukları hak ederek kazandık,inanmıyorsa onun problemidir.''diye yapıştırmış.Barcelona başkanı ile Real Madrid 3.kalecisinin aynı seviyede olduğunu varsayarsak (o seviye bile çok ileri düzey Laporta için) Laportayı tatmin etmiştir heralde cevap.

başkan kapaklayan 3.kaleci koçum benim...

komik insan

Çarşamba, Ekim 8

Sensiz Olmuyor,Yerin Dolmuyor

Resim çok yeni değil ama durumu çok iyi anlatan bir kare.Sensiz olmuyor;al koçum,al yiğidim,iç paşam diye dillendirebiliriz bu kareyi.Totti'siz Roma,Alex'siz Fenerbahçe (özellikle bu sezon) olmaz lafını noktadan fazla kullandım neredeyse.Ama sevindirici haber geldi diyebiliriz.Totti'nin haftasonu oynanacak İnter maçında sahada olacğı haberi geldi,yüreğimize su serpti açıkçası.Zaten adam gibi,en son İnter maçında(Süper Kupa Finali) görmüştük il capitano'yu.Ancak korku yok değil,yine sakatlanabilir,temposuda yüksek bir maç sonuçta.Tottisiz bir şey yapamayan takıma bir türlü güvenemiyorum.Nedir bu sakatlıklardan çektiğimiz? Totti gelsede Vucinic sakat şimdide.Spaletti'de takımın başında kalacakmış evlat Sensi söyledi.Onun borusu öter değil mi!

demişken...

Zico'nun Bunyodkor'u


Tribünlerden ''I Love You Zico''sesleri yükselirken,Zico için Özbekistanda işler iyiye gitmeye devam ediyor.Efsane ismin çalıştırdığı Bunyodkor maç eksiği olmasına rağmen liginde 1 puan önde lider durumda.Son olarak Taşkent derbisinde deplasmana giden Zico'nun öğrencileri, Lokomotiv'i 3-2 ile geçti.36 yaşındaki Rivaldo'da maçın skorunu tayin eden golü attığını belirtelim.Bunyodkor bugün Asya Şampiyonlar liginde yarı final maçına çıktı;Avustralya temsilcisi Adelaide United kendi evindeki maçı 3-0 kazandı.Zico,turun Taşkent'e bakacağını söylemiş.

Maksat Derbi Heyecanı ve Arma

Futbolu ilgilendirmese de tribün ve derbi kısmını çok yakından ilgilendiren bir konu açmış bulunuyorum.Cumartesi günü Fenerbahçe basket takımları(erkek ve bayanlar)Cumhurbaşkanlığı Kupası için sahaya çıkacak.Tribünlerde ilk olarak Galatasaray'ı misafir edeceğiz(!)ardından Ankaragücü pardon Türk Telekom'u.Ankara deplasman sayılmaz diyoruz yıllardır.İlk maç 14:00'te Fenerbahçe-Galatasaray bayanlar,ikincisi ise 17:30'da erkekler Fenerbahçe-Türk Telekom.Maksat tribün olsun.Armaya verelim desteğimizi.Bu mesaj aynı zamanda Ankara'da ki Fenerbahçeli blogculara davet mesajı olarakta kabul edilebilir.Fiyatları sorarsanız bir derbi için sudan ucuz diyebilirim.Galatasaray maçı 5,Telekom maçı 10 YTL.Salonunda tek girişi olduğunu düşünürsek baya heyecanlı maçlar olacak.Herkesi Atatürk Spor Salonu'na bekliyoruz.Tribünlerin elliye elli olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

düzen:unutmadan uyanıklık düşünceleri kafanızdan geçerken şu mesajı da unutmayalım;NOT: İlk maçtan sonra salon boşaltılacaktır.

Salı, Ekim 7

Hanginiz Güldüreceksiniz Bu Yüzü?!



Yüzümüz kimle gülecek çok merak ediyorum.İlk olarak Roma,Siena'ya 1-0 yenildi.Ligdeki dibe vuruş devam ediyor.Maçta Panucci ve Mexes kırmızı ile takımını 9 kişi bıraktı.Spaletti'de Fenerbahçe'dekiyle aynı durumdan muzdarip;O da,ruh! (3 harften oluşup içinde bir çok kavramı barındırır).Roma'nın 7 puanla 14.sırada olduğunu da belirtelim.Aşağıda kadroya dikkatli bakarsak (bakmasanızda olur) Totti'yi göremeyeceğiz.Bir gönderi önce ne demiştim Totti'siz Roma ...

SIENA
Curci, Rossettini, Ficagna, Portanova, Del Grosso, Vergassola, Codrea, Galloppa, Kharjia, Frick, Maccarone. A disposizione: Jaakkola, Rossi, Zuniga, Coppola, Jarolim, Calaiò, Ghezzal.

ROMA

Doni, Cicinho, Mexes, Panucci, Riise, De Rossi, Aquilani, Taddei, Perrotta, Menez, Baptista. A disposizione: Artur, Juan, Loria, Brighi, Virga, Okaka.

...

Gelelim Real Madrid'e bir gün önce Barca dağıtmış Atleticoyu 9 dakikada,ne olursa olsun almalısın bu maçı.Ama Barca-Atletico ile yaklaşık olarak aynı kefede olan bu maçtan tam puan çıkaramadı malesef.Bernabeu'daki ilk puan kaybı da oldu bu.Büyük kaptan(lıktanda öte) Raul attı 2 golümüzü de.Malum Fenerbahçe maçını izlediğimizden ilk yarısını izleyemedik bu maçın.Maçın esas kısmı kaçtı anlamına da gelebilir bu.Haftaya Atletico maçı var aman Real! 13 puanla 5.sıradayız.

Real Madrid: Casillas, Ramos, Pepe, Cannavaro, Heinze, V. der Vaart (46'), Diarra, De la Red (65'), Higuaín, V. Nistelrooy, Raúl, Dudek, Salgado, Metzelder, Drenthe (69'), Sneijder (65'), Robben (46')(69'), Saviola

Espanyol: Kameni, S. Sánchez, Pareja (46'), Jarque , Beranguer, Moisés, De la Peña (74'), Román (61'), L. García, Nené, Tamudo, C. Álvarez, Chica, Lacruz (46'), Lola, Ángel (61'), Jonathan, Coro (74')

Goles 0-1 (20'): Tamudo, con la derecha, de penalti. 1-1 (24'): Raúl cabecea un buen centro de Ramos. 1-2 (30'): Luis García remata con la derecha a puerta vacía un pase de Román. 2-2 (46'+): Raúl, con la derecha, dentro del área.

...

Sırasıyla Fenerbahçe,Roma ve Real Madrid'ten sonra Boca'nın da boş durmaması gerekiyordu değil mi?! Durmadılar zaten,canlı skor hattından takip edebildiğim kadarıyla Boca 1-0 öne geçti(Viatri),uzun bir süre sonra Estudiantes eşitliği yakaladı ve ardından Boca'nın geriye düşüş sayısı geldi.Boca'nın sıralamadaki yeri düşmeye devam ediyor. 14 puanla 6.sıradayız.

Primera División A Torneo Apertura 2008, ninth round:
Racing Club (F. Zuculini 20; M. Moralez 30, 75; P. Lugüercio 40) 4 - 1 Rosario Central (C. ‘Kily’ González 45; J. Broun OFF 28; G. Núñez OFF 90)
San Martín de Tucumán 0 - 1 Banfield (C. Lucchetti 62)
Vélez Sársfield (V. Zapata OFF 90+1) 0 - 1 San Lorenzo de Almagro (B. Romeo 87)
Lanús (E. Salvio 8, 30; J. Sand 28, 85) 4 - 2 Argentinos Juniors (N. Pavlovich 22, 36)
Newell’s Old Boys (D. Torres 27; L. Vangioni 44) 2 - 0 Tigre
Gimnasia y Esgrima de Jujuy (G. Loeschbor 10; J. Arraya 73; H. Desvaux OFF 82) 2 - 1 Godoy Cruz Antonio Tomba (V. Figueroa 55)
Huracán (L. Díaz 73) 1 - 0 Independiente
Boca Juniors (L. Viatri 32) 1 - 2 Estudiantes de La Plata (D. Galván 62; L. Benítez 66)
Gimnasia y Esgrima La Plata 0 - 0 River Plate
Arsenal Fútbol Club (J. Mosquera 25; J. Yacuzzi 60; A. Gómez 86) 3 - 2 Colón de Santa Fe (R. Ramírez 69; E. Fuertes 89)


Pazartesi, Ekim 6

İnsan İlhamdan Bu Kadar Yoksun Muymuş?! (1-4)



Nasıl başlayalım bilmiyorum! Tribünlerin tepkisinden mi,tarihindeki en ruhsuz Fenerbahçe'den mi yoksa hiç bir işe yaramayan teknik direktörden mi?! Siz söyleyin.Yavaştan başlayalım.Roma Tottisiz Fenerbahçe Alexsiz bir iş yapamaz oldu.Takımda herhangi bir ruh yok,maç iyi ki deplasmanda değildi;Takımın daha fazla gol yememesini sağlayan;40 metreden adam kaçıran Fenerbahçe(!) defansı değildi,sadece taraftardı.Her şeye rağmen tezahürata deli gibi devam ettiler.Helal olsun.Ankaradan elimi ayağımı bi kurtarayım şu durumlarda tribünde olmak istiyorum.İnsanın canını fena halde sıkıyorlar.İlk olarak tepki görüyorsun halen kötü oyuna devam,sonra taraftar seni tribüne çağırıp bağrına basıyor,maçta gırtlak patlatıyor;Kıpırdanma oldu gibi olsada gol yiyorsun pes.Gol yemene,yenilmene hatta ve hatta şampiyonluktan olmana lafım yok.Ama ruhun olsun be kardeşim.Formayı lüzumsuz yere ordan oraya deli gibi koşturmakla değil biraz emekle rakibi yıldırmak için,düzgün oynamak için terlet.Aslında baş suçlu kendisinin de itiraf ettiği gibi Aragones.Suçunu kabul etmiş ne güzel,ama ihtiyarın Fenerbahçe taraftarıyla dalga geçme hakkı yoktur.Ne yapalım petrol mü çıkaracaktık ne demek,bas git o zaman İspanya'ya! Avrupa şampiyonu teknik direktörsün diye dalga geçmene izin veremeyiz.Eskiden teknik direktör başarısız olurdu.Tamam sezon sonuna kadar kalırdı,takım öyle yada böyle üst sıralarda dururdu.Ama senin yaptığın ne be kardeşim.Daum'u sevmezdim,alnından öpeyim Daum'u,Zico'yu,Mustafa Denizli'yi hatta ve hatta Rıdvan'ı,daha nicesi var.Taktik bilmeyen bir adamı nasıl sen Fenerbahçe'nin başına getirirsin sayın yönetim.Ünvana değil birazda kafa yapısına bakmalısın.Bi tarafları kalkmayan bir adamı Fenerbahçe'nin başına getirmen büyük bir suçtur.Eksiklerimiz var,sonuna kadar katılırım bu lafa.Alex,Lugano,Deivid,Semih,Vederson;Bu 5 adamı sahaya koy takıma ruh gelecektir buna inanıyorum.Ama şuan kadrodaki isimlerin(2,3 isim hariç) bir şey yapmaması,becerisizlikleri ağırıma gidiyor.Sezon başında o çim parçasıyla başlayan bu sakatlıkların başımıza böyle bir iş açacağını kim tahmin edebilirdi.Bazı sakatlıklarda (ligdeki) milli takımı çalıştıran ABD'li ekibin büyük bir suçu var.Avrupa şampiyonasında döktürüp,sezon boyu sakat oynayacaksa oyuncu ne anladık biz bundan.Suçlu demişken taraftarı karşısına alan başkanıda unutmamak lazım,Hep Destek Tam Destek pankartlarıda iyi gitmiş!Allah sonumuzu hayır etsin.Girdiysen çıkmasını da bileceksin.Zor değil çıkmak yolun başındasın Fenerbahçe'm.