Perşembe, Haziran 11

Brezilya Farklı

Brezilya 2-1 Paraguay
Bu Brezilya önceki Dünya Kupalarına katılırken genelde son maçlara bırakır kaderini ama adını yazdırırdı 1 numaralı kupaya.Bu sefer daha rahatlar.Dün Paraguay'ı da yenerek kendilerine 2 hafta yenilme lüksü tanımış oldular.Aslında çok kritik bir maçtı,yenilmeleri halinde Paraguay lider,Şili ikinci,kendileride Arjantin'in 2 puan üstünde 3.sırada bulunacaklardı.Bir nevi Paraguay'ın şuanki konumu.
Dünya Kupalarında Brezilya,Avrupa Şampiyonlarında İtalya derim.Türkiye demeye gerek yok zaten damarımızda akan kan! Neyse konumuza gelelim.Brezilya'nın yenilme lüksü derken fikstüre baktığımızda Arjantin-Brezilya maçını görüyoruz Eylül ayında.Harika bir maç olacaktır,stres kat sayısı yüksek.Brezilya büyük bir avantaj yakalamak,Arjantin'de riske girmemek için yenmek isteyecektir.Beraberlik Brezilya'ya yarar ama yenip ezeli rakiplerini ateşe atmakta isteyeceklerdir.Ne kadar Brezilya dediysemde yukarıda,Arjantin'i sevmemek için bir neden göremem yıllardır.İkisinide Dünya Kupasında görmek istiyorum.

Maradona!

Ekvador 2-0 Arjantin
"Maradonaya ya tapılır Tanrı ilan edilir,yada ondan nefret edilir,arası yoktur"diye bir söz vardır.Tanrı kabul edenlerde nefret etmeye başlayabilir,çünkü Arjantin 4 maç kala sıkıntılı günler yaşıyor ve Dünya Kupasına gidememekle burun burunalar.Dünya Kupasına öyle yada böyle giderler ama Maradona'yla mı giderler orasını bilemem.

Johannesburg-Football(!) City

Dünya kupasına 1 yıldan az bir süre kala,eleme maçlarının haricinde bu tip gelişmeleride takibe başlayacağız futbol insanları olarak.Günler azaldıkça stadından şehirlerine daha çok tanıyacak,turnuva için çıkan ürünleri arşivleyecek saklayacak,giyeceğiz.Green Point'ten sonra finalin oynanacağı stadtayız.Johannesburg-Soccer City olarak geçmekte ismi.Futbola "Soccer" denilmesinden hoşlanmadığımı söyleyeyim ilk başta.Onun haricinde stadın harika bir yapı olup,koltuk sayısının 95 bine yakın olacağını belirteyim.

Hakeme Dikkat

Blanco yanlış zamanda yanlış yerde

364

364 gün,12 saat,16 dakika kaldı

Üst seviye karşılaşmalardan;Çeyrek ve Yarı Final maçına sahne olacak Green Point Stadı.Yapım aşamasında ilginç bir kare yakalanmış.Kimlerin karşılaşacağını şöyle bir düşünmek..

Real Kaka

bir kaç ay önce verilen sinyal...
Florentino Perez'in kolları sıvamasıyla hareket geldiği aşikar.Sadece Real Madrid'e değil tüm Futbol camiasını heyecanladıran transferlere imza attı,atıyor,devamıda gelecektir.Yeni bir Los Galacticos'dan bahsetmek şimdilik çokta gerçekçi olmaz ama II.Los Galacticos'a doğru uygun adım gidiliyor.
Kaka,Manchester City'nin sahibi züppe El Fahim'in bu krizde 120 milyon verdiği teklifini reddederek endüstriyel-futbol karşıtlarının kalplerini kazanmıştı.Değişen bir şey yok yine para için Real Madrid'e geldi diyenler var piyasada ama aynı değerlendirmemek lazım.120 milyon günümüz şartlarında hiç bir futbolcuya biçilecek bir rakam değildir ve kulübün değil tek bir adamın gücüne bağlı olarak önerilen rakamdır ve Kaka gibi bir oyuncu Manchester City'e gitseydi futbol hayatı Robinho gibi sekteye uğrayacaktı.Kısaca sonuçlarsak,Kaka sevgiyi paraya değişseydi yada palavracı biri olsaydı 67 yerine 120 kazandırır,cebine yıllık 9 değil 20 milyon sokardı.Real Madrid'e gelmesi gayet doğal ve gerçekçidir.

Kariyerine geçecek olursak;Brezilyalı diğer yıldızlar gibi o da oynadığı kulüpte boş durmadı.Rio-Sao Paulo turnuvasında adından söz ettirmeye,Sao Paulo'da da basamakları hızla tırmanmaya başladı.Avrupa kapısını ona Milan açtı,aslında Gaziantepspor hikayalerini bilirsiniz.Doğruluk payıda yüksek.Bonservisini yüksek buldukları oyuncuya bakın! İhmal mi var yoksa şartlar mı uygun değildi bilemem ama gelse ya Beto'nun hallicesi olurdu ya ilk devre arasında başka kulübe giderdi,yada yeteneklerini unutup orta halli takımlarda dolaşmaya devam ederdi.Ne diyorduk,Avrupa kapılarını Gaziantep açamadıysada Milan 8 milyon gibi bir rakama renklerine bağladı Kaka'yı. Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu,Süper Kupa,Serie A Şampiyonluğu,İtalya Süper Kupası,Kıtalararası Kulüpler Şampiyonluğu gibi başarıları kulüp bazında,bazılarını birden fazla olmak üzere kariyerine yazdırdı.Şahsı adına da UEFA En İyi Orta Saha,Serie A'nın En İyi Genç ve En İyi Oyuncusu,Şampiyonlar Ligi En İyi Forveti,Şampiyonlar Ligi Gol Kralı,UEFA Yılın En İyi Kulüp Futbolcusu,Ballon d'Or'un yanında,Yılın En İyi Dünya Karmasına iki kez girdi,Yılın futbolcusu ve FIFA Yılın Futbolcusu gibi ödüllerde onun kariyerinde bulunmakta.Tabii 2007 yılı onun için unutulmaz olmuş,ödüllerin çoğunu o yıl kazanmıştı.Bu ödüllerle bırakın Cristiano'nun en iyi olup Ronaldo'yu geçmesini,Kaka'nın bile altında kalıyor.Halen en iyi diye iddia edenler yanıldıklarını göreceklerdir bir kaç yıl sonra.
Milli takım kariyerine geçecek olursak 63 maça çıkıp 23 gol attığını görüyoruz.Başarı olarak 2002 Dünya kupasını kazanan kadronun içinde olsada katkısının büyük olduğu söylenemez.Ancak,2005 Konfederasyon kupasında kendisini daha fazla gösterdiğini söyleyebiliriz.Önemli turnuva olarak 2006 Dünya Kupasını gösterebiliriz.Ancak,Brezilya'nın yanlış hatırlamıyorsam Gana'ya elenmesinin ardından,iyi de oynasa adından fazla söz ettirememişti.2010 Dünya Kupasını bekliyoruz,Kaka Leite Real Madrid'e hayırlı olsun...

Salı, Haziran 9

Hoşçakal #1

Geldiği gün Büyük Kaptan Ümit Özat'ın formasını devralan Yasin,Emre'nin gelişiyle arka plana atılmıştı.Mevkii olarak değil forma olarak konuşuyorum.O daha büyük oyuncu sen yanına 3 koyar 53 numarayla oynarsın denilip kenara atılmıştı muhtemelen.Ne de olsa Anadolu çocuğu ses çıkarmaz oynardı,yoksa satarlardı onu! Ama o Emre'den daha fazla Fenerbahçe'yi savundu,hataları olsada düzeltmeye çalıştı.Açıklamalarında Taraftarımız için yeneceğiz,onları üzmeyeceğiz v.b bir çok ifade kullandı.Bazen sahada yaptıklarından sana kızsakta,seni unutmayacağız Yasin Çakmak...

Tamamda çok mu önemli 5 numarayı 3 numarayı 53'ü giymesi diye düşüneniniz olacaktır.Bazen küçük gözüken şeylere bile takarım(yukarıda gördüğünüz forma örneği) haksızlığa gelemem.

İyi de kime gitti? Sivasspor'a. Bilica'yı almanın bedeli Yasin+2 milyon oldu(ğu söyleniyor).Yasin verildiğine göre,bir savunmacı daha gelecek yoksa alternatiflerin az olduğu bir mevkii olacaktır savunma.

Hoşgeldin(iz) #1

Resmiyete dökülen ilk 2 isim oldu,Bilica ile Bekir (Topuz'u saymıyorum).Dün akşam ilk olarak mesajla bilgilendirme geldi(Fenercell'li değilim arkadaştan).Fenercell için de iyi bir reklam oldu transferi ilk abonelerinin duyması.Ardından altyazılarda gördük ve bir saate kadar resmi site açıkladı.Bilinen isimlerdi ama fena bir giriş olmadı transfer sezonuna.İmzaları bekliyoruz.

Gaziantepspor başkanının kendini tatmini 4-5 ay sürdü.Galatasaray,Beşiktaş'a bedava verirmişte Fenerbahçe'ye vermezmiş.Sanki tapulu malındı.Anlayabilmiş değilim bu Anadolu kulüp başkanlarının çoğunun tribini.Neyse,artık Bekir Fenerbahçemizin çocuğudur.Kariyeri'nin sadece Gaziantep şehri içinde takılı kaldığını ve neredeyse her yaş altı milli takımda oynadığını görüyoruz.Euro 2008 elemelerinde Norveç'e karşı milli formayı ilk ve son kez ıslatmıştı.Fenerbahçe'yle birlikte milli takım kariyeri daha da parlayacaktır.Bekir'i fazla izleme fırsatı olmasada kadroda bulunmasının bize katkısı olacaktır.

Bülent Uygun söyleye söyleye bir hal oldu,yönetimde fazla uzatmadan transferin ilk gününde açıklamayı yaptı.

Pazartesi, Haziran 8

Futbol Kitapları #Futbol ve Küreselleşme

Dün rafımda yerini alan kitaplardan biri oldu;Futbol ve Küreselleşme .Pascal Boniface'in futbol adına yazılan diğer kitaplara alternatif olarak sunduğu bu eserin arka kapağı alt tarafta görmüş olduğunuz yazıdan ibarettir.Kalan son finalde bitsin hemen başlayalım sayfaları eskitmeye.

Yavşak Sadece Bit Yavrusuna Verilen İsim Değildir

Evet Topuz olayından sonra nihayet yazma fırsatı buluyorum.Birikenleri dökeyim.İlk başta adı ne zaman geçse tiksindiğim bir adamdır Topuz.Her Fenerbahçe-Kayseri maçında çemkiren bir görüntüsü olduğu için nefret edilesi bir tip ve karaktere sahiptir.Yani gelmesini zerre kadar istemiyordum,isteyen bazı Fenerbahçelilerin aksine.Çünkü biz bu formaya iyi oyuncu değil,bu formayı taşıyabilecek karakterde birini arıyoruz.
Olaya geçelim;Adam dediğin sözünün eridir,ne derse şartlar uygunsa yapar,şartlarını yaratır,sözünü tutar. Topuz:"Sezon bitti ve Kayserispor'la işim bitmiştir,İstanbul'dan teklif var" v.b bişeyler söyledi,tamamdır gel oyna kimde istersen..Bir kaç gün geçti,"Beşiktaş ve Fenerbahçe benimle ciddi şekilde ilgileniyor,bu iki takıma her an gidebilirim.Galatasaray veya Trabzon'da olabilir" Ohaa,saysaydın tüm ligleri,buradaydık! Ardından "Galatasaray'da oynamam" ee hadi kaldı 3 takım.Ve herkes Topuz Beşiktaş'ta derken Resmi Site(fenerbahce.org) bombayı patlatır: "Kulübümüz Mehmet Topuz için Kayserisporla 5 milyon + 1 futbolcu karşılığında anlaşmıştır" Bütün problem burada başlar.Topoz,ikisi de olabilir demiş,bizde kulüple anlaşmışız.Tamam sorun nerede?! Yok,illa yavşaklık yapacak.Açıklama gelir:"Ben Beşiktaşlıyım,Fenerbahçe 50 milyon verse gitmem" e akıldan mahrum insan neredesin 2 haftadır,niye ilk gün Beşiktaşlıyım demedin,a benim ilerizekalım.Aklını kimler çeldi senin.Ve o arada bir açıklama gelir Beşiktaş başkanından:"Beşiktaşlıyım diyen biri Beşiktaşlıdır,buna rağmen onu alan başka takım varsa o takımın ezikliğidir" Eziklik,7 harf 3 heceden oluşur,anlamıda iyi bilinmektedir. Beşiktaşlıyım diyen birini alamamak,sadece oyuncuyla anlaşıp onu aldım demek,ezikliğin alası değil midir? Sorarım.Lafım o takımın başında olan adamın zihniyetine,yoksa Beşiktaşa değildir,alınan alınır bilemem orasını.
Dediğim gibi yavşak olan adı geçen oyuncudur.Kayseri'den dese ben Beşiktaşlıyım orada oynamak istiyorum,Kayseri'de işim bitti önümü açarlarsa minnettar olurum de eyvallah.Yaptığın nedir? Nerede senin profesyonelliğin,profesyonelsen niye yavşaklık yapıyorsun,e tamam Beşiktaşlıysan neden profesyonel gözükmeye çalışıyorsun,nedir senin derdin?!
Son olarak Kayserispor kanadı,Mehmet Topuz için Fenerbahçeyle anlaşın demiş.
Yapılması gereken: Futbolcu elde tutulur,Demirören gelir Topuz'u ister.Aldığından daha yüksek bir rakama bonservisiyle Beşiktaş'a verilir(Beşiktaş'a değil,Demirören'e ithafen).
Başka bir seçenek,dandik bir kulübe kiralanır.Yıllarca süründürülür.
Bir başka seçenek Kayseri'ye geri verilir ne hali varsa gördürülür...

Açıklama:Gönderi sayım 1200'e yaklaşıyor,böyle bir yazıyı kolay kolay yazmadım,bir daha da yazmam heralde,yazdıranlar utansın.

Toulon 2009

Geçen sene Toulon Turnuvasını yakından takip etmiş,Ümit millilerimizin son maçta şanssız bir şekilde turnuvadan elenmesine hep birlikte şahit olmuştuk.Bu sene Ümit millilerimiz yer almıyor turnuvada.
İlk olarak 1967 yılında kulüpler bazında oynanıp Anderlecht'in Bratislava'yı 1-0 yenerek aldığı kupaya 7 yıl ara veriliyor ve milli takımlar bu kupa için ter dökmeye başlıyor.Günümüze kadar,ev sahibi Fransa'nın 11,takipçisi Brezilya'nın 6,İngiltere'nin 4 şampiyonluğu bulunuyor.Under-Age olarak adlandırılan Ümit Milli turnuvaları arasında,Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası sayılmazsa en prestijlisi bu turnuva olarak dillendirilmekte.Bu ön bilginin ardından statüyü özetlersek;4'er takımdan oluşan 2 grup var.Gruplarda ilk 2 sırayı alan takımlar yarı finale yükseliyor,birinciler ikincilerle karşılaşıyor. Ardından 3.lük ve Final maçları geliyor.Bu seneki turnuvaya,tarihte 2 şampiyonluğu bulunan Arjantin vurdu damgasını.Vurmaması imkansız zaten,Alejandro Gomez,Diego Buonanotte,Ever Banega gibi isimler varken kadroda.Mısır maçını izledim 1 gol 1 asist yapan Gomez'in diğerlerine göre daha iyi bir performans ortaya koyduğunu düşünüyorum.Bu oyuncuların haricinde öne çıkan çok fazla bir isim yok.Mısır'dan bahsedecek olursak Arjantinle başabaş oynadı,belki izlemediğim Hollanda'dan daha iyi oynuyordu(görüşler bu yönde) ama turnuvadan elendiler hem de grup sonuncusu olarak.Grubun Arjantinle birlikte yarı finale yükselen takımı Birleşik Arap Emirlikleri'nin 90 dakika Çanakkale Geçilmez oynayan ve futbol adına tat vermeyen bir takım olduğu Eurosport spikeri tarafından söylenmekle beraber ilk maçta Mısır'ı 1-0 yenip,son maçta(hakem:Halis Özkahya*) Arjantinle 1-1 berabere kaldıklarını belirtelim.Nefret edilesi takım profilidir gözümde,böyle oynayan takımlar.Geçelim B grubuna bugün oynanacak maçlar grupta puanı olmayan 2 takımı ilk puanları için karşı karşıya getirecek;Katar ve Portekiz.Grubun diğer maçında ise aynı puana(6) sahip Şili ve Fransa karşı karşıya gelecek.Yenilen Arjantin'le yenen Birleşik Arap Emirlikleriyle eşleşecek,beraberlikte Şili B.A.E ile karşılaşır.Finale çıkmak bu maçtan geçiyor diyebiliriz.

*Konuyu bölmek istemedim buraya yazıyorum.Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama turnuvada en kıdemli hakem Halis Özkahya'ymış.Oysa ki bizim hakemleri kandırıyorlar sanıyordum(!)

Fransa Ters

Tarihte elle sayılacak kadar karşılaşmamız var ve bu Fransa bize ters geliyor,zaten 2-3 maçı hatırlıyorum özel olanlarında sahada silik kaldığımız,konfederasyonda da 3-2 yenildiğimiz.Toplamda 11 gol yiyip 2 gol atmışız,Fransa hanesine bir gol daha eklendi son hazırlıkla beraber.Aslında biraz şanslı olsak beraberlikle bitebilirdi.Ama önemli olan güzel oyundur,sonuçta puan kaygısı yok başka bir düşünce yok.Sadece güzel oynayacak,takımın eksiklerini göreceksin böyle maçlarda.Sıkıcı geldi bana biraz bu maç,gelişen bir kaç organize atağı,Volkan'ın kurtarışlarını ve Tuncay'ı tenzih edeyim.Yalanda söylemeyeceğim,hepsini izlemedim bizim maçın,Toulon turnuvasında Arjantin-Mısır maçına geçtim.Benim izlemediğim dakikalarda oyuna heyecan geldiyse bilemem.Sonlara doğru bizim gurbetçilerden oluşan kale arkasının coştuğunu,maçın iptaline ramak kaldığını hatırlıyorum son bölümden.
Stat: Stade de Gerland
Hakemler: Manuel Grafe, Feli Zwayer, Markus Hacker (Almanya)
Fransa: Lloris, Sagna, Mee, Boumsong, Abidal, Toulalan, Diarra, Gourcuff, Malouda (Dk. 58 Ribery), Benzema (Dk. 46 Gignac), Anelka (Dk. 58 Govou)
Türkiye: Volkan, Sabri (Dk. 90 İbrahim Kaş), Gökhan Zan, Hakan (Dk. 90 Caner), İbrahim Üzülmez, Tuncay, Mehmet Topal (Dk. 74 Sercan), Nuri, Arda (Dk. 79 Yusuf), Mevlüt (Dk. 40 Eren), Halil (Dk. 46 Semih)
Gol: Dk. 39 Benzema (penaltıdan) (Fransa)
Kırmızı Kart: Dk. 37 İbrahim Üzülmez (Türkiye)

Pazar, Haziran 7

Partizan Mı Şanlıurfa Mı?

İnter'de uzun soluklu kalecilik kariyeriyle hatırlanır genelde.Ancak hatırlanacak bir başka yönüde tribünleri kendisine bağladıktan sonra kolpa çekmesi diyebiliriz sanırım.Çünkü geçtiğimiz günlerde Catania'dan ezeli rakip Palermo'ya geçmişti.Sadece bu transfere bağlamıyoruz tabii ki ünvanını;Steaua Bükreş'i çalıştırdıktan bir kaç yıl sonra Dinamo Bükreş'e dönüş yaptığını görüyoruz (-ki ezeli rakiplerdir). Zenga'nın iki Romen takımı arasında Kızılyıldız ve Gaziantepspor denemeleri olduğunu belirtmekle beraber,sırada kim var sorusunu soralım:Partizan mı Şanlıurfa mı?!

Nihayet

Bu hoş kareyle başlamak istedim..."O an itibariyle 80bin kişinin bulunduğu Maracana'da Fluminenseliler yaptıkları şovla tribününde ötesinde ilginç bir görüntü veriyorlar" diyelim ve mevzuya girelim;Finalleri geçen hafta neredeyse sonlandırdık,geriye sadece 1 final kaldı.Finaller arası bir şeyler yazayım isterken blogger'a giremiyordum,ancak o sorun da ortadan kalktı kaldığım yerden devam edeyim.Konular biriktiği için bazı yazdıklarım eski gelebilir modem ayarlarıyla oynamayınız.
Devam...