Pazartesi, Eylül 6

Here We Go!

Yaklaşık 2,5 ay süren bir Amerika maceram oldu. Kıbrıs'ı saymazsak ilk yurt dışı tecrübemdi ve güzel geçti diyebilirim. Çok şeyler gördük,yedik içtik,eğlendik,yorulduk ...
Maine
Boston,Massachusetts
Brooklyn Köprüsü,New York
Eyalet olarak 3 eyalette (Maine,Massachusetts ve New York) bulundum. Geri kalanları da görmek nasip olur inşallah diyelim. Güzel arkadaşlıkları,unutulmaz maceraları,devasa binaları,güzelliklerle dolu kırsalları geride bıraktık, çektiğimiz fotoğrafları ve anılarımızı alıp geldik.
Copyright © 2010 Giallo
Maç 19:10'da başlayacak ve biz saat 19:00'da fotoğrafın çekildiği yerdeyiz. Akşam koşusu gerekti kısacası :)
Copyright © 2010 Giallo
Orada da kalbimizi Boston Red Sox'a kaptırdık. Amerika'ya geldik,illa ki Amerikalı bir takım tutmalıyım diye gitmedim. Red Soxlıları görüp,tarihlerine de şöyle bir göz atınca Red Sox olmalı dedim. Spor aktivitesi olarakta sadece Red Sox beyzbol maçına gidebildik zaten. Futboldaki heyecan tabii ki yok beyzbolda. Amerikalı amcamlar teyzemler bira'dan,hot dog'tan pretzel'den ve çene çalmaktan zaman bulurlarsa ayağa kalkıyorlar. Kimi zaman çalan şarkılara eşlik etmeler,sonu zar zor gelen/gelmeyen Meksika dalgalanması denemeleri, sayı sevinçleri... Maç süresince defalarca "ah ulan bir futbol maçı olacaktı" şeklinde sayıkladık Amerika'ya birlikte gittiğim arkadaşımla. Ama stadı ne olursa olsun tamamen dolduruyorlar. Sokağa Red Sox forması,tshirt'ü giymeden çıkmıyorlar. Kadın olsun erkek olsun çocuk olsun...
Yankees'i zaten sevmiyordum Red Sox üzerine iyi geldi. Bu arada yukarıda görmüş olacağınız fotoğraflar naçizane maç günü çekimleri.

Türkiye'yi hep iyi tanıtmaya çalıştık. Kimi zaman adımı sorup Fransız ismi mi?,yok üstümdekileri görüp İtalyan mısınız?,uzaktan yanıma gelip Rus musun? tarzı sorularla karşılaştım,ilginçtir! Kimine Türkiye dedim "o da ne?" yada "nerede?" tarzı sorularla karşılaştım. Kimisine yine Türkiye dedim, sizi çok seviyoruz da şöyle böyle anlatmaya başladılar. Günahları boyunlarına :) Türkiye'yi bilmeyenler genelde sevmediklerinden değil kendi ülkelerinden bile bihaber oldukları için bilmiyorlarmış bunu öğrendik. Türkiye hakkında bilgi sahibi olupta gelmek isteyenlerin sayısı azımsanmayacak bir oranda.
Neyse alışverişe gelecek olursak. Hem elektronik hem de diğer konularda cidden çok şanslılar. Fiyatlar genelde ülkemizin 3'de 1'i düzeyinde. Elektronik konusunda özellikle sömürebileceğiniz ülkelerden birisi Birleşik Devletler.

Rahat,neşeli,eğlence ve yemek düşkünü adamlar. Siz de bu ögeleri az biraz bile olsa barındırıyorsanız ayak uydurmakta güçlük çekmezsiniz.
Ülke'nin ciddi anlamda obezite problemi var. Kimi beyinler yağ bağlamış artık,bön bön suratına bakıyor,yazık! Ama çoğu beyin de Benjamin'le işler olmuş. 3-5 taş parçasını müzeye çevirip para kazanmasını,adını iyi duyurmuş yerlerden para kırmayı çok iyi biliyorlar. Merkezi yerlerde su bile cebinizi yakıyor. 3-5 dolara su(küçük şişe) gibi...Kısacası diyelim Amerikalıların işleri güçleri eğlence ve yemek... Güvenlik konusunda  da inanılmazlar! Her yere girip çıktıklarından,her işe parmak attıklarından ufacık şeyden korkar,nem kapar olmuşlar. Kaç kere yanımıza gelip fotoğraf sildirttiler,en basitinden. Vatandaşlar,kurallar ve yasaların yaptırımlarından olsa gerek koyun gibi genel itibariyle.

Kıta'da üzüldüğümüz tek şey kaçırdığımız yada zaman bulamadığımız 4-5 aktivite oldu. Bunların arasında Celtic-Sporting Lizbon futbol maçı,stüdyo turları gibi çok isteyipte zaman sıkıntısından dolayı yapamadığımız/gidemediğimiz şeyler vardı. Ama yapılası çoğu şeyi de hallettik diyebilirim. Her gün farklı bir yerde video günlük tutmaya çalıştık,hoşta oldu,tavsiyedir.

Türkiye'den ayrıldığımız andan geri döndüğümüz ana kadar sürekli bir hareketlilik içindeydik,çoğu zaman aksilikler peşimizi bırakmadı. Hep bir koşuşturma hep bir telaş... Ama güzeldi,güzel bir deneyimdi. Tanrı herkese (isteyen) ufakta olsa bir Amerika macerası nasip etsin diyeyim.
Özlediğimiz şeyler de oldu gayet tabi. Ailemiz,vatanımız,yemeklerimiz v.s...

Nacizane ufak tefek yönlendirmeler:
Genel alışveriş için; Walmart'ı
Elektronik için; Best Buy'ı
Giyim kuşam için; Genelde Outletleri ve TJ Max tarzı yerleri
Yemek için; Dunkin Donuts,McDonalds,Burger King,Wendy's,SubWay ve Little Ceasars'ı
Huzur bulmak için; Central Park'ı
Copyright © 2010 Giallo
Sadece vitrinlere bakmak için; New York 5.cadde'yi :)
Şaka bir yana görülmeli...
Uçmak ve Manhattan'ı en güzel haliyle görmek için; Empire State'i (çıkmadan hava durumuna bakın)
Copyright © 2010 Giallo

Empire State'i en güzel haliyle görmek için; Rockefeller Center'in tepesindeki Top of Rock'ı
Copyright © 2010 Giallo
 En geniş açı ile çekim için; Özgürlük Adası turunu
Copyright © 2010 Giallo
Özgürlük Anıtı ve Financial District 
Beyzbol'un kralını izlemek için; Red Sox'ın sahası Fenway Park'ı
Istakoz ve doğa için; Maine'i
 Maine'de geceleri; sineksavarları
Maine'de katil olmamak için; Fransızlar'ı takmamayı
Konaklama için; Boston'da Midtown'ı,New York'ta Penn'i,Maine'de de temiz kabinleri :)
tercih ediniz...
Küçük tavsiyeler:
-İlk olarak vize görüşmesinde yapmamanız gereken tek şey telaş yapmak. Sorsunlar,çoğu soruyu aradan tek seferde çıkartmaya çalışın.
-Amerika'da dil geliştirmek istiyosanız da insanlarla konuşmaktan çekinmeyin. Adam idiot değilse zaten yanlış söylesen de seni anlamaya ve düzeltmeye çalışıyor,sonuçta anlaşabiliyorsun da.
-Kalıcıysanız ufak geziler için bisikleti tercih edin.
-New York'ta Afrika kökenli amcalardan fazla korkmayın :) Sadece göze fazla batmayın,paraları cüzdandan öte cebinizde ayrı ayrı taşımayı tercih edin. Metrolara gece saatleri hariç girmekten hiç çekinmeyin. Tenha yerlere zaten girmemeye çalışın,işlek yerleri tercih edin. Onun haricinde turist olsanız da yolun ortasında haritaya da baksanız bir şey olmuyor. Çoğu yer polis dolu zaten,en kötü ihtimalle kameralar var,korkuyorlar. Kurallar,yasalar onları çok korkutuyor belirttiğim üzere.
Ve en önemli tavsiye:
Gittiğiniz yeri gezip gördüm demek istiyorsanız,yanınıza canlı rehber alıp(bir o kadar da para gömüp) belirli yerlere gitmeyin. Elinize haritayı ve şehir rehberini alıp cadde cadde sokak sokak yürüyün,bol bol fotoğraf çekin.

Bu gönderi benim için de güzel oldu, ileride hatıraları depreştirir. Aklıma geldikçe eklerim bir şeyler.

Özledim bloglamayı,sizleri...Hadi başlayalım artık...

1 yorum:

Ufuk Canlı dedi ki...

Çok güzel fotoğraflar gerçekten. :)