Roma 1960-611955 yılında ilk kez,12 takımın katılımıyla düzenlenen,1971 yılında ise adı UEFA Kupası olarak değiştirilen Fuar Şehirleri Kupasını 1961 finalinde(11 Ekim) Birmingham'ı 2-2'nin rövanşında 2-0'la geçerek kaldıran Roma kadrosu.
Sitemizin hiçbir dernek, grup ya da oluşumla ilgisi yoktur! 55Lira.com tamamen bağımsız bir internet sitesidir. Tek derdimiz, tek amacımız Fenerbahçe tribünlerinin halktan koparılmasının önüne geçebilmektir.
Protestomuzun toplumun büyük bir kesimine ulaşabilmesi, ve hatta Fenerbahçe yönetiminin sesimizi duyabilmesi için vereceğiniz desteğin önemi çok büyük olacaktır.
MSN, Facebook, Twitter gibi sosyal ağlar üzerindeki arkadaşlarınıza sitemizden bahsederek; blogunuzda sitemizi duyurarak, üye olduğunuz topluluk forumlarında sitemize yer vererek bize destek olabilirsiniz.
Blogunuzda ya da sitenizde yazmış olduğunuz yazıları lütfen bizimle paylaşınız. Destek veren siteler, bu sayfa altında listelenecektir.
55lira.com için banner görselleri tasarlayarak bize yardımcı olabilirsiniz. Tasarladığınız görsellerinizi lütfen bizimle paylaşın.
Farklı destek yöntemleri için lütfen İletişim sayfamızı kullanın.




dipnot:Bannerlar ve yazı 55lira.com'dan,yukarıda gördüğünüz resimler ise Halkın Takımı Fenerbahçe adlı blogdan alınmıştır.
Spalletti'yle yolları ayırıp,Ranieri'yi yuvaya getirmek en iyi transfer sayılır. 20'Brighi 45'Burdisso ve 88'Totti(p) ile 3 gol bulan Roma,kalesinde aynı miktarda gol görerek 5.haftada ilk beraberliğini aldı. Puan tablosunda da 9.sırada bulunmaktayız. Roma'nın an itibariyle en fazla gol atan ve yiyen takım olduğunu,gol krallığında Di Natale'nin 7 golü bulunurken,Milito'nun 5 ve hemen arkasında 4 golle 'Capitano Grande'nin bulunduğunu belirtelim.

MARCATORI: 20′ Brighi (R), 40′ Budan (P), 46′ Burdisso (R), 46′ pt Miccoli (P); 11′Nocerino (P), 43′ st (rig.) Totti (R). PALERMO (4-3-1-2): Rubinho; Cassani, Kjaer, Goian, Balzaretti; Nocerino, Migliaccio, Bresciano; Simplicio (29′ st Blasi); Miccoli, Budan (31′ st Michedlidze). (Sirigu, Bovo, Bertolo, Pastore, Succi). All. Zenga.
ROMA (4-3-1-2): Julio Sergio; Cassetti (16′ st Motta 6), Burdisso, Juan, Riise; Taddei, De Rossi, Pizzarro (35′ st Okaka); Brighi (12′ st Faty); Totti, Vucinic. (Lobont, Mexes, Guberti, Menez). All. Ranieri.
Gelelim sezonun ilk Real Madrid yorumuna. Uçuk ama fena olmayan transferler,yeni umutlar... Bu sezon,takip edilen tüm liglerde olduğu gibi İspanya'da da bazı şeyler geçen sezona oranla daha farklı ve daha güzel. Transfer dedik üstüne fazla kelam etmeden,Cristiano hakkında tekrar yazayım. Her fırsatta bu şahsiyeti sevmediği hatta nefret ettiğimi belirtiyorum ve devam edeceğim. Ancak sevmediğim adamların gönül verdiğim takımların formalarını giymesi,el kol bağlıyor haliyle. Fenerbahçe üzerinden örnekleyecek olursam Emre en büyük örnek. Zerre sevmem kendini ama Fenerbahçe'nin lisanslı oyuncusudur ve sahada Fenerbahçe formasını ıslatan birini korumak zorundayım. Hakeza aynı durum Cristiano için de geçerli.Fazla söze gerek yok. Cristiano geldiğinden beri atıyor,attırıyor o ayrı.


Villarreal: Diego López; Angel, Gonzalo, Godín, Capdevila; Eguren, Bruno; Cazorla (Pereira, m. 77), Cani (Marcano, m. 77); Rossi (Pires, m.66) y Nilmar.Real Madrid: Casillas; Lass, Albiol, Sergio Ramos, Marcelo; Granero, Gago, Guti (Diarra, m. 81), Kaká (Van der Vaart, m. 75); Cristiano Ronaldo e Higuain (Raúl, m. 65).
Avrupa macerası 5-1 ve 1-1 ile elediğimiz Honved maçlarıyla başlamış ve ardından rakip Sion olmuştu.
Cenevre deplasmanında goller ilk yarı bitiminde Dos Santos'tan,maç bitiminde ise Kazım'dan geldi.Takım genel olarak iyi oynasada Kazım ve Dos Santos'un ayrı bir çabası vardı.Deplasmanda 2-0'lık skor Kadıköy'e rahat gitmemizi sağlıyordu.Aynı zamanda Lugano bu sezon ilk defa forma giyerken,Bilica cezası nedeniyle bu maçta oynayamamıştı. 


10 güne yakın bir süre tatil için Bodrum'a gittiğimi söylemiştim.Diyarbakır,Sion ve Manisa maçları bu zaman dilimine denk geldi.Sion maçını,bulunduğum yerin yayın problemi olmasına rağmen bunu maç başlamadan bir kaç dakika önce (sormamızla) öğrenmemiz dolayısıyla izleyemedim.Diğerlerini izledim problem yoktu çok şükür.Her sezon 45-50 civarı maç oluyor ve en fazla 2 maç izleyemiyorum(kaçırıyorum). Maç kaçırınca kendimi kötü hissediyorum ve daha bir sürü şey. Maç kaçırma psikolojisi hakkında bir yazı yazabilirim aslında bir ara. Ne diyorduk yayın yoktu,tam izleyecek yer araştırırken Andre Santos'tan gol haberi aldık ve sevindik haliyle. Kuru kuruyada olmuyor ama insanlar haliyle bakıyor sana. Hemen kulaklığa sarıldım. Açtım cep telefonun radyosunu yok yok. Net ses vermeyen İtalyan frekanstan, 3-5 Yunan frekansına kadar her şey var.Bir Yunan takımının maç yayını da vardı hatta,Avrupa ligi maçlarından biri. Neyse sadece bizim maçın yayını yok. 5 dakikada bir nete girerek takip etmek zorunda kaldım. Sıkıntı! Benim sıkıntım Kadıköy'e de yansıdı.Belki de ilk maçın verdiği avantajla oyuncular adapte olmakta zorluk çektiler ama 2-2'lik beraberlikle tur atlamayı bildiler.Goller Santos'tan.

17 Eylül / Fenerbahçe – Twente 1 Ekim /FC Sheriff – Fenerbahçe
22 Ekim /Steaua Bükreş – Fenerbahçe
5 Kasım / Fenerbahçe – Steaua Bükreş
2-3 Aralık 2009
Twente – Fenerbahçe16-17 Aralık 2009
Fenerbahçe – FC Sheriff4 tanesi yetmiyor gibi 2 hakem daha
O uzun aranın ardından sizlerle buluşmak harika,kısa kısa değerlendirmeler yapıp blogu güncelleyelim.İlk olarak Süper Lig'den başlayacak olursak benim yazamadığım süre içerisinde Fenerbahçe 6'da 6 yaptı.Lig tarihine bakarsak 1964-65 sezonunda 7'de 7 görüyoruz.Fenerbahçe'nin yendiği takımlar sırayla;Beykoz(4-1),Feriköy(5-0),Altınordu(3-0),İzmirspor(3-0), İstanbulspor(2-0),Keçiörengücü(1-0),Şekerspor(2-0) bu galibiyet serisi 8.haftada Beşiktaş deplasmanında 1-1'lik beraberlikle bozulmuştur.Baktığımız zaman 20 gol atıp 1 gol yemişiz 8.haftaya girerken.Deplasmanda fazlasıyla beraberlik almışız o sezon ve ligi en yakın rakip Beşiktaş'ın 6 puan üstünde şampiyon olarak tamamlamışız. 18 galibiyet,11 beraberlik tek mağlubiyet var.O da deplasmanda İstanbulspor'a(1-0). O sezonla ilgili dikkatimi çeken ligde sadece Ankara(6),İstanbul(6) ve İzmir(4) takımlarının olması.
Daum kötü bir şekilde bıraktığı yerden şu anlık yapabileceği tek şey olan iyi bir skorla aldı takımı.Elektrik kesintisi nedeniyle duran ve yaklaşık 40 dakika sonra başlayabilen maç gece yarısını geçtikten sonra tamamlanabilmiş ve bu olay "maç iki gün sürdü" gibi yorumlara neden olmuştu.Goller sezona iyi bir başlangıç yapacak olan Güiza'dan gelmişti.Daniel Jarque(Kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Espanyol kaptanı) anısına atıldı goller.Nur içinde yatsın! İlk hafta liderlikle kapatıldı.


Sezona güzel başlayan Fenerbahçemiz,belki de bir Real Sociedad örneği verecek olan Sivasspor'u ağırlıyordu.Onlar için tarihlerinde belki bir daha yakalayamayacakları bir başarının hemen ardından düşme potasının içine gömülme vakti gelmişti.
Sövmüyorsunuz,konuşmuyorsunuz ama gırtlağınza kadar getiriyorlar. Bir kaç sorum olacak. Orası Diyarbakır mı? Evet. Diyarbakır Türkiye toprağının parçası değil mi? Diğer her bir karışı olduğu gibi toprağı,sadece toprak değil kutsal toprak. Peki İstiklal marşı bizim Milli marşımız değil mi? Milli marşımız. Buraya kadar her şey güzel peki bunları neden söylüyorum. Maç başlıyor iyi hoş,sıra geliyor Milli marşa ve stadta sadece Fenerbahçelilerden geliyor,birliğimizin sembolü marşın asil sesi. Kimsiniz siz?! Hangi ülke vatandaşısınız,Namibya mı? Burkina Faso mu? Türk değil misiniz? Neden söylemiyorsunuz? Bazı değerler bu ülkeyi yaşatıyor,bütünlüğünü sağlıyorsa,üstünden giyeceğini,barınacak evini,haklarını ve daha yegane şeyi sana bu ülke sağlıyorsa bu ülkeyi var eden İstiklal marşını da söyleyeceksin! O kadar! Bunun adı ne faşistlik ne şovanistliktir.Bunun adı Atatürk Milliyetçiliğidir!!!







Maç öncesi bir çok şey yaşandı,site hack durumları,otobüs taşlamaları v.s sahada verilirdi yine cevap,olmadı tribünde. Bir çok kişinin aksine bu maçı öyle yada böyle alabileceğimizi tahmin edebiliyordum.Ancak kolay olmayacaktı,Bursa savunmayı sağlam tutuyor,takım aynı zamanda ileride çıkabiliyordu.Alex'in tek golü 5'te 5'i getirdi.Kolay olmadı ama yenileceğiniz gün içinizde olan sıkıntı,his ne derseniz diyebilirsiniz.O şey bu maçta yoktu.Sercan'ın son saniye vuruşu galibiyet serimizi 2.kez riske atsada sonuçta kazandık.



Geldik 6.galibiyete.Galibiyet diyoruz ama son bir kaç maçtır ilk maçlarımıza oranla form düşüklüğü var. Bir gol yesek anca Manisa maçı gibi döner böyle devam ederse. Manisa maçında da savaşçı ruh geri getirdi,giden maçı. Geçen seneye oranla en büyük farktı bu.

