Cumartesi, Eylül 26

1961'Roma

Roma 1960-61
1955 yılında ilk kez,12 takımın katılımıyla düzenlenen,1971 yılında ise adı UEFA Kupası olarak değiştirilen Fuar Şehirleri Kupasını 1961 finalinde(11 Ekim) Birmingham'ı 2-2'nin rövanşında 2-0'la geçerek kaldıran Roma kadrosu.

24.06.61 tarihli Soccer Star dergi kapağı
dizildiği gibi: Fontana,Schiaffino,Guarnacci,Selmosson,Manfredini
Cudicini,Losi,Ghiggia,Pestrin,Menichelli,Corsini


Perşembe, Eylül 24

Fenerbahçe Halk Demektir,55 Lira Halt Etmektir

Sitemizin hiçbir dernek, grup ya da oluşumla ilgisi yoktur! 55Lira.com tamamen bağımsız bir internet sitesidir.

Tek derdimiz, tek amacımız Fenerbahçe tribünlerinin halktan koparılmasının önüne geçebilmektir.

Protestomuzun toplumun büyük bir kesimine ulaşabilmesi, ve hatta Fenerbahçe yönetiminin sesimizi duyabilmesi için vereceğiniz desteğin önemi çok büyük olacaktır.

MSN, Facebook, Twitter gibi sosyal ağlar üzerindeki arkadaşlarınıza sitemizden bahsederek; blogunuzda sitemizi duyurarak, üye olduğunuz topluluk forumlarında sitemize yer vererek bize destek olabilirsiniz.

Blogunuzda ya da sitenizde yazmış olduğunuz yazıları lütfen bizimle paylaşınız. Destek veren siteler, bu sayfa altında listelenecektir.

55lira.com için banner görselleri tasarlayarak bize yardımcı olabilirsiniz. Tasarladığınız görsellerinizi lütfen bizimle paylaşın.

Farklı destek yöntemleri için lütfen İletişim sayfamızı kullanın.


dipnot:Bannerlar ve yazı 55lira.com'dan,yukarıda gördüğünüz resimler ise Halkın Takımı Fenerbahçe adlı blogdan alınmıştır.

Çarşamba, Eylül 23

Palermo 3-3 Roma

Spalletti'yle yolları ayırıp,Ranieri'yi yuvaya getirmek en iyi transfer sayılır. 20'Brighi 45'Burdisso ve 88'Totti(p) ile 3 gol bulan Roma,kalesinde aynı miktarda gol görerek 5.haftada ilk beraberliğini aldı. Puan tablosunda da 9.sırada bulunmaktayız. Roma'nın an itibariyle en fazla gol atan ve yiyen takım olduğunu,gol krallığında Di Natale'nin 7 golü bulunurken,Milito'nun 5 ve hemen arkasında 4 golle 'Capitano Grande'nin bulunduğunu belirtelim.
Adam gibi gösterilse de izlesek bizimkileri.

Geride kalan maçlar
Genoa 3-2 Roma
Roma 1-3 Juventus
Siena 1-2 Roma
Roma 3-1 Fiorentina
Palermo 3-3 Roma
Derby della Capitale 15.hafta...
MARCATORI: 20′ Brighi (R), 40′ Budan (P), 46′ Burdisso (R), 46′ pt Miccoli (P); 11′Nocerino (P), 43′ st (rig.) Totti (R).

PALERMO (4-3-1-2): Rubinho; Cassani, Kjaer, Goian, Balzaretti; Nocerino, Migliaccio, Bresciano; Simplicio (29′ st Blasi); Miccoli, Budan (31′ st Michedlidze). (Sirigu, Bovo, Bertolo, Pastore, Succi). All. Zenga.


ROMA (4-3-1-2): Julio Sergio; Cassetti (16′ st Motta 6), Burdisso, Juan, Riise; Taddei, De Rossi, Pizzarro (35′ st Okaka); Brighi (12′ st Faty); Totti, Vucinic. (Lobont, Mexes, Guberti, Menez). All. Ranieri.

Villarreal 0-2 Real Madrid

Gelelim sezonun ilk Real Madrid yorumuna. Uçuk ama fena olmayan transferler,yeni umutlar... Bu sezon,takip edilen tüm liglerde olduğu gibi İspanya'da da bazı şeyler geçen sezona oranla daha farklı ve daha güzel. Transfer dedik üstüne fazla kelam etmeden,Cristiano hakkında tekrar yazayım. Her fırsatta bu şahsiyeti sevmediği hatta nefret ettiğimi belirtiyorum ve devam edeceğim. Ancak sevmediğim adamların gönül verdiğim takımların formalarını giymesi,el kol bağlıyor haliyle. Fenerbahçe üzerinden örnekleyecek olursam Emre en büyük örnek. Zerre sevmem kendini ama Fenerbahçe'nin lisanslı oyuncusudur ve sahada Fenerbahçe formasını ıslatan birini korumak zorundayım. Hakeza aynı durum Cristiano için de geçerli.Fazla söze gerek yok. Cristiano geldiğinden beri atıyor,attırıyor o ayrı.

Malesef yayın hakları bilmem ne derken Real Madrid maçı da izleyemedim daha.NTV bu akşam maçı yayınladı onu da belirtelim.İzleyemediğimden dolayı takım hakkında sağlıklı bir yorum da yapamayacağım.Geçen sene olduğu gibi Madridista maçlarını seriye bağlamak lazım daha güzel yorumlar adına.
Tekrar maça geçersek,ilk gol ilk dakikada Cristiano ile geliyor,birde 72'de Kaka'nın penaltısı var.

Ligimizde ortaya çıkan ilk 6 haftada 6 galibiyet durumunun benzeri La Liga'da da söz konusu.Fenerbahçe ve Galatasaray'da olduğu gibi,Real Madrid-Barcelona'da ilk 4 haftada 4 galibiyet aldılar.Real Madrid 13 gol atıp 2 gol yerken,Barcelona 14 maçta 3 gol buldu.Mükemmel bir sezon olacak gibi...

Geride kalan maçlar
Real Madrid 3-2 Deportivo
Espanyol 0-3 Real Madrid
Real Madrid 5-0 Xerez
Villarreal 0-2 Real Madrid
el clasico 12.Hafta Nou Camp'ta...Villarreal: Diego López; Angel, Gonzalo, Godín, Capdevila; Eguren, Bruno; Cazorla (Pereira, m. 77), Cani (Marcano, m. 77); Rossi (Pires, m.66) y Nilmar.

Real Madrid: Casillas; Lass, Albiol, Sergio Ramos, Marcelo; Granero, Gago, Guti (Diarra, m. 81), Kaká (Van der Vaart, m. 75); Cristiano Ronaldo e Higuain (Raúl, m. 65).

Goles: 0-1, m. 2: Cristiano Ronaldo. 0-2, m.73: Kaká, de penalti.

Salı, Eylül 22

O Sözler #Bob Paisley

"On sekiz içindeyseniz ve topla ne yapacağınızı bilmiyorsanız,topu ağlara gönderin.Seçenekleri sonra tartışırız."
Bob Paisley
Tecahül-i arif mi desek?!

Kawasaki Frontale #Kareo


Avrupa'da Ne Oldu?

Avrupa macerası 5-1 ve 1-1 ile elediğimiz Honved maçlarıyla başlamış ve ardından rakip Sion olmuştu.
Sion 0:2 Fenerbahçe
Cenevre deplasmanında goller ilk yarı bitiminde Dos Santos'tan,maç bitiminde ise Kazım'dan geldi.Takım genel olarak iyi oynasada Kazım ve Dos Santos'un ayrı bir çabası vardı.Deplasmanda 2-0'lık skor Kadıköy'e rahat gitmemizi sağlıyordu.Aynı zamanda Lugano bu sezon ilk defa forma giyerken,Bilica cezası nedeniyle bu maçta oynayamamıştı.

Fenerbahçe 2-2 Sion
10 güne yakın bir süre tatil için Bodrum'a gittiğimi söylemiştim.Diyarbakır,Sion ve Manisa maçları bu zaman dilimine denk geldi.Sion maçını,bulunduğum yerin yayın problemi olmasına rağmen bunu maç başlamadan bir kaç dakika önce (sormamızla) öğrenmemiz dolayısıyla izleyemedim.Diğerlerini izledim problem yoktu çok şükür.Her sezon 45-50 civarı maç oluyor ve en fazla 2 maç izleyemiyorum(kaçırıyorum). Maç kaçırınca kendimi kötü hissediyorum ve daha bir sürü şey. Maç kaçırma psikolojisi hakkında bir yazı yazabilirim aslında bir ara. Ne diyorduk yayın yoktu,tam izleyecek yer araştırırken Andre Santos'tan gol haberi aldık ve sevindik haliyle. Kuru kuruyada olmuyor ama insanlar haliyle bakıyor sana. Hemen kulaklığa sarıldım. Açtım cep telefonun radyosunu yok yok. Net ses vermeyen İtalyan frekanstan, 3-5 Yunan frekansına kadar her şey var.Bir Yunan takımının maç yayını da vardı hatta,Avrupa ligi maçlarından biri. Neyse sadece bizim maçın yayını yok. 5 dakikada bir nete girerek takip etmek zorunda kaldım. Sıkıntı! Benim sıkıntım Kadıköy'e de yansıdı.Belki de ilk maçın verdiği avantajla oyuncular adapte olmakta zorluk çektiler ama 2-2'lik beraberlikle tur atlamayı bildiler.Goller Santos'tan.

Grup kuraları çekildi rakipler:Twente,Steaua Bükreş ve Sheriff .
17 Eylül / Fenerbahçe – Twente

1 Ekim /FC Sheriff – Fenerbahçe

22 Ekim /Steaua Bükreş – Fenerbahçe

5 Kasım / Fenerbahçe – Steaua Bükreş

2-3 Aralık 2009

Twente – Fenerbahçe

16-17 Aralık 2009

Fenerbahçe – FC Sheriff

Fenerbahçe 1-2 Twente

Güzel bir başlangıç beklerken,tutuk bir oyun ve gruba sonuncu başlamak diye özetleyebilirim.Maçın ilk yarısında Twente ileri çıkmaya korktu nasıl büyüttülerse artık gözlerinde,2-3 sene öncesi mi geldi akıllarına nedir. Gel gelelim bizimkilerin beceremediğini gördüler işte o zaman saldırmanın zamanı olduğunu düşündüler.Bu kısım masallardan alıntı gibi oldu. Bizimkilerin kulaklarına birisi sürekli masal okuyor gibiydi. Onlarda uyudu bizide uyuttular.Bu sezonun şüphesiz en berbat maçıydı.Bir olsun bir daha olmasın.

4 tanesi yetmiyor gibi 2 hakem daha

6'da 6 : 1964-65'ten 2009-2010'a

O uzun aranın ardından sizlerle buluşmak harika,kısa kısa değerlendirmeler yapıp blogu güncelleyelim.İlk olarak Süper Lig'den başlayacak olursak benim yazamadığım süre içerisinde Fenerbahçe 6'da 6 yaptı.Lig tarihine bakarsak 1964-65 sezonunda 7'de 7 görüyoruz.Fenerbahçe'nin yendiği takımlar sırayla;Beykoz(4-1),Feriköy(5-0),Altınordu(3-0),İzmirspor(3-0), İstanbulspor(2-0),Keçiörengücü(1-0),Şekerspor(2-0) bu galibiyet serisi 8.haftada Beşiktaş deplasmanında 1-1'lik beraberlikle bozulmuştur.Baktığımız zaman 20 gol atıp 1 gol yemişiz 8.haftaya girerken.Deplasmanda fazlasıyla beraberlik almışız o sezon ve ligi en yakın rakip Beşiktaş'ın 6 puan üstünde şampiyon olarak tamamlamışız. 18 galibiyet,11 beraberlik tek mağlubiyet var.O da deplasmanda İstanbulspor'a(1-0). O sezonla ilgili dikkatimi çeken ligde sadece Ankara(6),İstanbul(6) ve İzmir(4) takımlarının olması.
45 sene sonrası 7'de 7'ye ramak kaldı.Antalyaspor deplasmanında bu başarıya tekrar ulaşmak en büyük temennimiz.
Bu tip seriler güzeldir ama çok bağlanmamak gerekir,üzer.Dedikten sonra geride kalan 6 maçı ilk haftadan bu haftaya hatırlayalım.

Denizlispor 0:2 Fenerbahçe
Daum kötü bir şekilde bıraktığı yerden şu anlık yapabileceği tek şey olan iyi bir skorla aldı takımı.Elektrik kesintisi nedeniyle duran ve yaklaşık 40 dakika sonra başlayabilen maç gece yarısını geçtikten sonra tamamlanabilmiş ve bu olay "maç iki gün sürdü" gibi yorumlara neden olmuştu.Goller sezona iyi bir başlangıç yapacak olan Güiza'dan gelmişti.Daniel Jarque(Kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Espanyol kaptanı) anısına atıldı goller.Nur içinde yatsın! İlk hafta liderlikle kapatıldı.

Fenerbahçe 3:0 Sivasspor
Sezona güzel başlayan Fenerbahçemiz,belki de bir Real Sociedad örneği verecek olan Sivasspor'u ağırlıyordu.Onlar için tarihlerinde belki bir daha yakalayamayacakları bir başarının hemen ardından düşme potasının içine gömülme vakti gelmişti.
Fenerbahçe zorlandı desek yanlış olur.Ancak,sonuca gitmek için son 20 dakikayı beklemek zorunda kaldık.İlk maçlarda iyi performans sergileyen Kazım ilk golü attı,Emre 81'de korner'den fileleri sarsarken,son darbe 90+1de Dos Santos'un harika golüyle geldi.
Maç öncesi Lugano ile tekrar anlaşıldığı açıklandı ve kendisi şahsen gelip maçı izledi.Kaptanımız de Souzamız ise bu maçla birlikte 150.lig maçına çıkmış oldu.Nazar boncuklarıyla sahaya çıksada sakatlanıp erken çıkmak zorunda kaldı,sahalara yaklaşık 3 hafta dönemeyecekti.
A1ex D5 S0uza



Diyarbakırspor 1:3 Fenerbahçe
Sövmüyorsunuz,konuşmuyorsunuz ama gırtlağınza kadar getiriyorlar. Bir kaç sorum olacak. Orası Diyarbakır mı? Evet. Diyarbakır Türkiye toprağının parçası değil mi? Diğer her bir karışı olduğu gibi toprağı,sadece toprak değil kutsal toprak. Peki İstiklal marşı bizim Milli marşımız değil mi? Milli marşımız. Buraya kadar her şey güzel peki bunları neden söylüyorum. Maç başlıyor iyi hoş,sıra geliyor Milli marşa ve stadta sadece Fenerbahçelilerden geliyor,birliğimizin sembolü marşın asil sesi. Kimsiniz siz?! Hangi ülke vatandaşısınız,Namibya mı? Burkina Faso mu? Türk değil misiniz? Neden söylemiyorsunuz? Bazı değerler bu ülkeyi yaşatıyor,bütünlüğünü sağlıyorsa,üstünden giyeceğini,barınacak evini,haklarını ve daha yegane şeyi sana bu ülke sağlıyorsa bu ülkeyi var eden İstiklal marşını da söyleyeceksin! O kadar! Bunun adı ne faşistlik ne şovanistliktir.Bunun adı Atatürk Milliyetçiliğidir!!!
Yukarıda ki şeylerin haricinde her ne zaman karşılaşsak ne yapıyorlarsa aynılarını yaptılar,futbolcusundan seyircisine.Gol yiyip geriye düşsekte,tribünde edilen o lafları ağızlarına bir güzel soktuk.Çirkefleşerek değil adam gibi.Ardından sokaklarda karıştı,kulübe(Diyarbakır) cezada geldi.Kulüpten açıklama:"Suçlu seyirciler değildir." Kimdir barzo! Bir takımı,kişiyi sevmezsin tamamdır. Sevmezsin şöyle sevmezsin,Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı hakeza tersi olduğu gibi sevmezsin ama karşındakini farklı bir ırk,din,mezhep,v.b mensubu gibi görüp (ki o da ırkçılık olur) öyle bir kini öyle bir nefret beslemeyi kabul etmiyorum. Dediğim çok iyi anlaşıldı aslında.Tribün kültürü değil başka bir şey onların ki.Her seferinde aynı şeyler yazılacak sevmiyorum.
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!!

Fenerbahçe 2:1 Manisaspor
Zafer Bayramını kutladık coşkuyla!
Sıkıntıların başladığı maç diyebiliriz.Golü bulmadan bir kaç dakika önce Emre atıldı,her zamanki saçma hareketleri sayesinde.Takım için değil kendi için savaşıyor yorumunu yapmaktayım.Atıldı iyide oldu takım kendini toparladı.
İlk golü 80'de bulduk,Güiza imzası vardı.Manisaspor'un biraz zorlayabileceğini biliyordum. Lig başlamadan önce iyi bir grafik çizip iyi transferler yapmışlardı.Ancak ne olursa olsun maçın daha erken bir zamanında kopması gerekiyordu. 86'da 1-1 oldu ve 4 dakika uzatmayla birlikte 8 dakikamız vardı.Bir şeyler hissediyorduk.Yanımdakiyle yer değiştirdik gol aşkına ve totemle alıp götürdük 3 puanı 90+4'te.Totemle kazanılan maçlarda olacaktır dedim içimden.Her maçı rahat rahat oynayıp 4-0,5-0 alırsak ne anlamı var bu aşkın...

Bursaspor 0:1 Fenerbahçe
Maç öncesi bir çok şey yaşandı,site hack durumları,otobüs taşlamaları v.s sahada verilirdi yine cevap,olmadı tribünde. Bir çok kişinin aksine bu maçı öyle yada böyle alabileceğimizi tahmin edebiliyordum.Ancak kolay olmayacaktı,Bursa savunmayı sağlam tutuyor,takım aynı zamanda ileride çıkabiliyordu.Alex'in tek golü 5'te 5'i getirdi.Kolay olmadı ama yenileceğiniz gün içinizde olan sıkıntı,his ne derseniz diyebilirsiniz.O şey bu maçta yoktu.Sercan'ın son saniye vuruşu galibiyet serimizi 2.kez riske atsada sonuçta kazandık.

Fenerbahçe 1:0 İ.B.B.
Geldik 6.galibiyete.Galibiyet diyoruz ama son bir kaç maçtır ilk maçlarımıza oranla form düşüklüğü var. Bir gol yesek anca Manisa maçı gibi döner böyle devam ederse. Manisa maçında da savaşçı ruh geri getirdi,giden maçı. Geçen seneye oranla en büyük farktı bu.
Şimdi ki form düşüklüğünün nedeni büyük bir ihtimalle ve oranla yorgun oyuncuların tekrar tekrar oynatılması gibi gözüküyor.Bu gidiş sakatlıkları da getirecektir. Daum'un eksik yönüde bu;Tutan kadroyu değiştirmemesi,en fazla 1 taş çatlasın 2 oyuncu değiştirmesi ideal 11'de.Adam yorgunda olsa hafif sakatlığıda olsa oynatıyor.Sağlıksız bir durum.Daha önce ne zaman 6'da 6 gördün diyor,yarın Allah korusun en önemli 2 oyuncun sakatlanır kendine gelemezsin olan yine bize olur. Daum'a Avrupa yolunu kapatanda korkak olması kesinlikle,hakaret v.b olarak söylemiyorum ama görüşüm budur.Dahi olabilir ama korkak bir dahi!
Son iki maçtır duran toplarla gol atabiliyoruz.Durum kötüye gidiyor.Daha önemli maçlar yaklaşmakta.Haftaya Antalyaspor deplasmanındayız.7,7,7 diye haykıralım Fenerbahçe'm...