Avrupa'dan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa'dan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Aralık 6

Benim Takımım (2010)

Yılın kadrosu adayları belirlendi,biz de kendimize göre seçimlerimizi yaptık ve sizlerle paylaşmak istedik. Kalede Casillas var. 5 değil 10 gol yesin, en beğendiğim kalecilerin başında gelir kendisi. Bek olarak Sergio Ramos-Riise ikilisini seçtim. Defansın ortasına Türk bayrağı için,Fenerbahçe arması için tamamen duygusal davranarak Lugano'yu koydum,kaptanlık pazubandını da ona verdim. Oraya aday gösteriliyorsa bazılarının onu seçmesi,hiç kimseye ilginç gelmemeli. Yanında Pique var,diğer adayların önünde bir isim çünkü. Orta saha Robben-Sneijder Xavi-Iniesta süper dörtlüsünden kurulu. Cristiano yerine Robben'i bilerek seçtim,elim falan kaymadı. Real Madrid'e gelmeden önce ondan nefret ediyordum,Real'e gelince düzelir gibi oldu ama hareketleri halen hoşuma gitmiyor. UEFA sağolsun kadroyu belirleyen de biziz,koymak istemedim. Her şey mükemmel olursa futbol o kadar güzel olmaz,değil mi ama?!
En çok seçenek forvette karşınıza çıkıyor. 1 numara kesinlikle Messi,yanına da Higuain. Oyuna sonradan Forlan'ı sokarım diyorum. Maicon,Gareth Bale,Mesut,Cristiano,Forlan yedek isimlerim. Teknik Direktör ise Mourinho.
Benim hayalimdeki kadro budur,başkalarının ne istediği yada ne beklediğini umursamadan belirledim kadroyu. Lugano'ya ve kadroma oylama yolunda başarılar dilerim.

Siz de oy verin

Perşembe, Ekim 7

Yankilere Gitmiyorsun Liverpool!

Boston Red Sox'ın sahipleri  Liverpool'u satın alıyor diye başlığımızı yeniden isimlendirebiliriz. Alıcının ismi,New England Sports Ventures(NESV) ve şirketin sahibi John W. Henry(ikinci görseldeki abimiz). Red Sox'ın tamamı, New England Sports Network'ün %80'i ,NASCAR takımlarından Roush Fenway Racing'in %50'si ve Boston Bruins hokey takımının bir kısmı onlara ait. Bu şirket,zor günler geçiren Liverpool için 300 milyon £'lik bir teklif yaptı ve iş Liverpool yönetimi açısından bitmiş gözüküyor,sadece Premier ligin onayı bekleniyor. Şuanki sahipler Tom Hicks ve George Gillett Jr'ın yaklaşık 215 m £'e aldıkları kulüp an itibariyle 300 m £'e gidiyor. Kulübün,kreditörü RBS'ye olan 237 m £'lik borcunu düşünecek olursak,yönetim adına işlerin yolunda gitmediği gayet açık. Bu sebepten dolayı taraftarın da antipatisini kazandı Hicks ve Gillett. Onlardan yola çıkarak tüm Amerikalıları genelleyen Liverpool taraftarı da genel olarak "Yank$ istemiyoruz onlar sadece parayı düşünüyorlar" görüşüne sahipler. 
Liverpool başkanı Martin Broughton'ın finansal ve işletme felsefesi açısından yeni sahip New England Sports Ventures ile birbirimize benziyoruz açıklamasının yanı sıra,Boston insanı ile Liverpool insanının da kafa olarak birbirine uyacağını tahmin etmekteyim (New England insanını yakından gözlemleme fırsatı bulan Liverpool'luları ise uzaktan takip eden biri olarak konuşacak olursam). Topluluklar kaynaştırılmaya çalışılmıyor sonuçta sadece sahip değişiyor ama kültürler de bir yerde benzeşmekte ve yıllar geçtikçe taraftarın yeni sahiplerine ısınacağını,kulübün bir kaç sene içinde eski başarılarını tekrarlayamasa bile mücadelesine daha güçlü bir şekilde devam edeceğini sanıyorum. Her ne kadar Liverpool'u sevmesem de durum bundan ibaret. Çünkü,şuanki (namı diğer eski) sahipleri düşünecek olursak sportif başarı konusunda daha başarılı,kalifiye ve organize bir kafa geleceği aşikar.

Salı, Mayıs 25

Bayern Münih 0-2 Inter

Bundan çok daha güzel finaller olmuştu şeklinde bir giriş yapalım. Bu sezon oynanan çeyrek final ve yarı finalleri de hesaba katarsak,adına yakışır bir final olduğunu söyleyemeyiz kısacası. Finalin Cumartesi günü olup bir de Bernabeu'da oynanması final adına sayabileceğimiz sayılı güzel detaylardı. 

2-0 gibi net bir skor elde etmiş olsa da göze hoş gelen bir oyun çıkarmadı İnter. Aksine çabalayan ve gol için sabreden Bayern'di ama sonuca gidemedi. İnter hak etmedi desem çok doğru olmaz ama Robben gibi mücadeleci isimlere de yazık oldu. İnter topa az ve öz dokundu. Doğru işleri yapan ve şanslı olan taraf Mourinho'nun öğrencileriydi. Çok heyecanlı da geçmedi karşılaşma. Daha 10.dakikadan ben dahil bir çok futbolsever anlamıştır maçın o kadar da sevimli geçmeyeceğini. Son 15-20 dakika bir hareketlilik olur dedim ama İnter 2.golü de bulmuş işi sağlama almıştı. Bayern golden sonra moral açısından biraz çökmüş gözükse de kopmadı oyundan. Bunların haricinde Pandev,Eto'o bir de Milito. Özellikle Milito'nun olduğu bir 11'de diğer ikisinden en az biri fazlalık konumunda,hangi mevkiide oynarlarsa oynasınlar. Bayern'de de Olic en kötü performansını göstermiş olmalı bu sezon,hiç bir iş yapmadı. Çalışan isimlerin arasında ise kesinlikle Hamit'i de sayabiliriz. Kaleyi fazla deniyor gerekçesiyle oyundan alınması Bayern'in sonunu hazırladı görüşündeyim. Bayern yenebilecek bir görüntüde değildi ama dediğim gibi çabalayan bir kaç isim vardı. Bayern'in kötü günlerinden birini geçirdiği aşikardı.

Sonuçta İnter,yaklaşık 40 senenin ardından Avrupa'da kupa kaldırmış oldu. Mourinho,İnter'e belki yakın bir tarihte bir daha yaşayamayacağı bir başarı getirmişti. Önümüzdeki sezon çok büyük bir aksilik olmazsa Real Madrid kulübesinde olacak Mourinho,başarılara diyelim...
Bayern: Butt; Lahm, Van Buyten, Demichelis, Badstuber; Robben, Van Bommel, Schweinsteiger, Altintop (Klose, min. 63); Muller y Olic (Mario Gómez, min. 73).

Inter: Julio César; Maicon, Lucio, Samuel, Chivu (Stankovic, min. 68); Zanetti, Cambiasso, Sneijder, Pandev (Muntari, min. 79); Diego Milito (Materazzi, min. 91) y Etoo.

Goles: 0-1, min. 35. Diego Milito. 0-2, min. 70. Diego Milito.

Cuma, Nisan 23

Köprüyü Geçene Kadar

Hafta içinde Real Madrid cephesinden yapılan açıklamalar,İnter'e başarı dilekleri çerçevesinde birleşiyordu. Malum, Şampiyonlar ligi finali Bernabeu'da ve İnter yerine Barcelona'yı isteyecek değiliz heralde. Sonuca gelirsek,İnter evinde 3-1'lik skorla avantaj sağladı. Rövanşta ilk golü İnter atarsa iş büyük oranda biter. Şampiyon İnter olmasın o ayrı...

Udinese 1-0 Roma (Coppa Italia Yarı Final Rövanş)

Olimpico'da alınan 2-0'lık galibiyetin avantajıyla Udine deplasmanına rahat giden Roma,sahadan 1-0'lık mağlubiyetle ayrılmasına rağmen finalde İnter'in rakibi oldu. Kadro, yedek ağırlıklıydı dersek çok doğru olmaz ama yedeklerin de forma şansı bulduğu hafta içi mesaisi Roma'yı Sampdoria karşısında yorgun hissettirmez umarım.
 Marcatore: Sanchez al 36′ s.t.
Udinese (4-3-3): Handanovic; Ferronetti (dal 27’ s.t. Corradi), Zapata, Lukovic, Pasquale; Sammarco (dal 28’ p.t. Inler), Isla, Asamoah; Sanchez, Di Natale, Pepe. (Belardi, Domizzi, Cuadrado, Badu, Floro Flores). All: Marino
ROMA
(4-2-3-1): Julio Sergio; Cassetti, Mexes, Burdisso, Riise; De Rossi, Brighi; Taddei, Baptista (dal 35’ s.t. Vucinic), Faty (dal 20’ s.t. Tonetto); Toni (dal 16’ s.t. Menez). (Doni, Juan, Pizarro, Totti). All: Ranieri.
Arbitro: Banti di Livorno

Çarşamba, Eylül 23

Palermo 3-3 Roma

Spalletti'yle yolları ayırıp,Ranieri'yi yuvaya getirmek en iyi transfer sayılır. 20'Brighi 45'Burdisso ve 88'Totti(p) ile 3 gol bulan Roma,kalesinde aynı miktarda gol görerek 5.haftada ilk beraberliğini aldı. Puan tablosunda da 9.sırada bulunmaktayız. Roma'nın an itibariyle en fazla gol atan ve yiyen takım olduğunu,gol krallığında Di Natale'nin 7 golü bulunurken,Milito'nun 5 ve hemen arkasında 4 golle 'Capitano Grande'nin bulunduğunu belirtelim.
Adam gibi gösterilse de izlesek bizimkileri.

Geride kalan maçlar
Genoa 3-2 Roma
Roma 1-3 Juventus
Siena 1-2 Roma
Roma 3-1 Fiorentina
Palermo 3-3 Roma
Derby della Capitale 15.hafta...
MARCATORI: 20′ Brighi (R), 40′ Budan (P), 46′ Burdisso (R), 46′ pt Miccoli (P); 11′Nocerino (P), 43′ st (rig.) Totti (R).

PALERMO (4-3-1-2): Rubinho; Cassani, Kjaer, Goian, Balzaretti; Nocerino, Migliaccio, Bresciano; Simplicio (29′ st Blasi); Miccoli, Budan (31′ st Michedlidze). (Sirigu, Bovo, Bertolo, Pastore, Succi). All. Zenga.


ROMA (4-3-1-2): Julio Sergio; Cassetti (16′ st Motta 6), Burdisso, Juan, Riise; Taddei, De Rossi, Pizzarro (35′ st Okaka); Brighi (12′ st Faty); Totti, Vucinic. (Lobont, Mexes, Guberti, Menez). All. Ranieri.

Villarreal 0-2 Real Madrid

Gelelim sezonun ilk Real Madrid yorumuna. Uçuk ama fena olmayan transferler,yeni umutlar... Bu sezon,takip edilen tüm liglerde olduğu gibi İspanya'da da bazı şeyler geçen sezona oranla daha farklı ve daha güzel. Transfer dedik üstüne fazla kelam etmeden,Cristiano hakkında tekrar yazayım. Her fırsatta bu şahsiyeti sevmediği hatta nefret ettiğimi belirtiyorum ve devam edeceğim. Ancak sevmediğim adamların gönül verdiğim takımların formalarını giymesi,el kol bağlıyor haliyle. Fenerbahçe üzerinden örnekleyecek olursam Emre en büyük örnek. Zerre sevmem kendini ama Fenerbahçe'nin lisanslı oyuncusudur ve sahada Fenerbahçe formasını ıslatan birini korumak zorundayım. Hakeza aynı durum Cristiano için de geçerli.Fazla söze gerek yok. Cristiano geldiğinden beri atıyor,attırıyor o ayrı.

Malesef yayın hakları bilmem ne derken Real Madrid maçı da izleyemedim daha.NTV bu akşam maçı yayınladı onu da belirtelim.İzleyemediğimden dolayı takım hakkında sağlıklı bir yorum da yapamayacağım.Geçen sene olduğu gibi Madridista maçlarını seriye bağlamak lazım daha güzel yorumlar adına.
Tekrar maça geçersek,ilk gol ilk dakikada Cristiano ile geliyor,birde 72'de Kaka'nın penaltısı var.

Ligimizde ortaya çıkan ilk 6 haftada 6 galibiyet durumunun benzeri La Liga'da da söz konusu.Fenerbahçe ve Galatasaray'da olduğu gibi,Real Madrid-Barcelona'da ilk 4 haftada 4 galibiyet aldılar.Real Madrid 13 gol atıp 2 gol yerken,Barcelona 14 maçta 3 gol buldu.Mükemmel bir sezon olacak gibi...

Geride kalan maçlar
Real Madrid 3-2 Deportivo
Espanyol 0-3 Real Madrid
Real Madrid 5-0 Xerez
Villarreal 0-2 Real Madrid
el clasico 12.Hafta Nou Camp'ta...Villarreal: Diego López; Angel, Gonzalo, Godín, Capdevila; Eguren, Bruno; Cazorla (Pereira, m. 77), Cani (Marcano, m. 77); Rossi (Pires, m.66) y Nilmar.

Real Madrid: Casillas; Lass, Albiol, Sergio Ramos, Marcelo; Granero, Gago, Guti (Diarra, m. 81), Kaká (Van der Vaart, m. 75); Cristiano Ronaldo e Higuain (Raúl, m. 65).

Goles: 0-1, m. 2: Cristiano Ronaldo. 0-2, m.73: Kaká, de penalti.

Çarşamba, Temmuz 8

Gerçek!

Gövde gösterisi devam etmekte;Sırada (sözde)en büyük parça vardı.Stadıda doldurdu Real Madridliler.Şimdi olayı kendi görüşümle yorumlayacağım tabii ki.Adamda kişilik bozukluğu var;Terbiye,ahlak,bağlılık benzeri hiç bir değer olmadığı için futbol ahlakı,adabı,forma aşkı denilen şeyleri zaten aramıyoruz.Yanlış bir transfer olacağı ve takımı bozacağını söylentilerin çıktığı zamanlarda yazmıştım,dillendirmiştim.Keşke kalsaydı Manchester'da...Orada da yavaş yavaş formunu kaybetmeye başlamıştı.2 yıllık formunu! Endüstriyel futbolun büyük bir temsilcisi olarak görüyorum bu herifi.Sevmiyorum,sevmeyeceğim de düşüncem budur.Hani adam gelir üç beş maçı çevirir 2-0'dan 3-2'ye 3,4-3'e,derbileri kazandırır,şampiyonluklarda büyük katkısı olur,yine sanmıyorum.Bu farklı bir şey,istediği kadar iyi oynasın,sadece iyi oynamış olacaktır.İyi bir futbolcu hiç bir zaman olamayacak.-ecek -acak bu adamın karakteri neyin ne olacağını gösteriyor kain olmaya gerek yok.
Şimdi ne oldu diye sorarsanız da,kızlar için iyi oldu daha yakından görebilecekler arkadaşı,alan formasını alacak,transferlerin ufak bir kısmı,şu bu karşılanmış olacak.Gerisi hikaye.
kızımızda pek hamaratmış

Pazartesi, Haziran 1

Hegemonya'yı Bordeaux Kırdı

7 senedir illet gelmişti;2002'de ilk(tarihindeki) şampiyonluğuyla hegemonyayı başlatan Lyon'dan ve Fransa mı ?.. Lyon yine şampiyon olur demekten. Geçtiğimiz sezon biraz daha yaklaşmış ancak başarılı olamamıştı Lyon'un rakipleri.Zoraki şampiyon yapmışlardı Lyon'u. Lyon'dan oldum olasıda nefret etmişimdir.Sırf bu yüzden,Fransa'dan kimseye bakmam dememe rağmen St.Etienne yakın gelir şahsıma.Anti-Lyonnais olsunda kim olursa olsun şampiyon düşüncesiyle kutlarım Bordeaux'u.Tarihlerindeki 6.şampiyonluklarını...

Pazar, Mayıs 31

DFB-pÖzilsieger 2009

Lig bittikçe kupalar sahiplerini bulmaya devam ediyor.Almanya Futbol Federasyonu kupası,bir bakıma Almanya'nın FA Cup'ı,İstanbul'dan eli boş dönen Werder Bremen'in oldu.Bu kupayı 6.kez müzelerine götürürlerken maçtaki tek golü Mesut attı.Ligde 10.luk gibi kötü bir dereceye imza atan Thomas Schaaf'ın ekibi taraftarlarına biraz olsun moral vermiş olsa gerek.
Bayer 04 Leverkusen: Adler – Castro (85. Charisteas), Friedrich, Sinkewicz, Kadlec, Vidal (85. Kroos), Rolfes, Barnetta, Renato Augusto, Kiessling, Helmes; auf der Bank: Kiraly – Haggui, Henrique, Schneider

Werder Bremen: Wiese – Fritz, Naldo, Prödl, Boenisch, Baumann (60. Niemeyer), Frings, Özil (87. Tziolis), Diego, Almeida (90.Rosenberg ), Pizarro; auf der Bank: Vander – Pasanen, Hunt, Harnik

Tor: 0:1 Özil (58.)

FA Cup Chelsea'nin

İngiltere'de finallerin uğrak yeri Wembley'de son olarak FA Cup sahibini buldu.Daha 25.saniyede öne geçti Everton,ancak Chelsea dakikalar 21'i gösterdiği sıralarda Drogba,72'de de Lampard'ın ayağından bulduğu gollerle kupaya uzanarak,sezonu boş geçmemiş oldu.

John Motson
Kupa seramanosinden bir kesit vereyim derken oda nesi! bulduğum video'da sunucu John Motson.FIFA oynayanlar bilir ve onun dis is çeens,van niıll,gud sılaydink tekıl,v.b sesiyle kendilerinden geçer,bazende çenesini kapatmak için ESC'de ararlar kurtuluşu.



Chelsea: Cech, Bosingwa, Alex, Terry, Ashley Cole, Essien (Ballack 61), Mikel, Lampard, Anelka, Drogba, Malouda.

Subs Not Used: Hilario, Ivanovic, Di Santo, Kalou, Belletti, Mancienne.

Booked: Mikel, Lampard.

Goals: Drogba 21, Lampard 72.

Everton: Howard, Hibbert (Jacobsen 46), Yobo, Lescott, Baines, Osman (Gosling 82), Neville, Pienaar, Cahill, Fellaini, Saha (Vaughan 77).
Subs Not Used: Nash, Castillo, Rodwell, Baxter.

Booked: Hibbert, Neville, Baines.

Goals: Saha 1.

Att: 89,391.

Ref: Howard Webb (S Yorkshire).